Çanakkale – Yenice 2017

19 Mayıs’ın Cuma gününe denk gelmesinden mütevellit, Perşembe akşamı iş çıkışında Çanakkale – Yenice yollarına koyuldum. Önce Bandırma’ya gidiyorum hızlı feribot ile oradan da dayım beni alıyor ve yol durumuna göre 1 ya da 2 saat sürüyor Çanakkale. Eğer sizi alacak bir dayınız yok ise Bandırma garaja gidip oradan Yenice’ye giden şehirlerarası otobüsleri kullanabilirsiniz.

Bu yazımda sizinle ay şöyle güzel tatildi böyle güzel eğlenceydi diye anlatmayacağım çünkü bu sefer ailemle birlikte vakit geçirdim ancak diğer bir yandan da doğa ile iç içe geçirdiğim günler sayesinde de yenilendim.

Yenice, Kaz dağlarının eteklerinde konumlanan küçük bir yerleşim bölgesi… Büyük market zincirlerindense hala bakkalların işlev gördüğü, paketlenmiş gıda yerine doğalının tercih edildiği, köy halkının birbirini tanıdığı ve birbirinden yardımı esirgemediği öyle masallarda olan bir yer gibi geliyor eğer benim gibi İstanbul’un karmaşasından çıkıp giderseniz oralara. Belirtmem gerekir ki, günde üç kez şekerleme yaptım oksijen fazlalığı yüzünden.

Eve vardığımda akşam geç vakit olmuştu çoktan ancak bu civcivleri görmemi engelleyemezdi. Bu sene bahçe hayvancılığı yapmaya başlayan dayımın tavukları ve yeni civcivleri vardı. O kadar sevimliler ki. İstanbul’da aldıklarınız gibi ölmüyor büyüyor tavuk oluyorlar. Gerçi bugün izlediğim belgeselden sonra uzun bir süre hayvansal gıda tüketebileceğimi zannetmiyorum. Yani civcivleri sevdikten sonra tavuk yemek filan olmuyor.

Hep derim ki sabah kalksam yürüyüşümü yapsam, ondan sonra çarşıdan tazecik yiyecekler alsam, eve gelip kahvaltımı yaptıktan sonra işe güce koyulsam. Ne yalan söyleyeyim geçtiğimiz üç gün boyunca aynen bu dediğim şekildeydi her şey. Çok güzel bir dağ yürüyüşü, mükemmel bir kahvaltı, biraz iş ve uyku… Yenice’de çok güzel bir Enduro parkuru var pratik yapmak isteyenler için. Doğal parkur. Aynı zamanda paraşüt ile atlama gibi “çılgın” aktiviteler de mevcut.

Yukarıdaki gibi minnoşlar yürüyüşünüze eşlik ediyor. Köy halkı kedi köpek ayırt etmeden sevgiyle besliyor. Bu sadece peşimizden gelenlerden biri. Bir tane dostumuz bizi çarşıdan eve kadar takip etti ama evde 5 köpek olmasından mütevellit içeri giremedi fakat iyice karnı doyuruldu.

Cumartesi günü de hayır için köy parkında gödek pek çoğunuzun bildiği ismiyle pişi pişirildi. Bu hayırı da bu sefer bizimkiler yapıyordu. Ortaya çıkan manzara inanılmazdı. Çok lezzetli ve keyifli bir akşam geçirdik. Yöresel gözlemlerin yapılabileceği bir gündü. Sevimli Ege aksanı, pomaklar, yörükler… İnanılmaz bir kültürel buluşma gibiydi. Tepeleme gödek yedi herkes, evlerine de götürmek üzere mendillere de sardılar… Afiyetler olsun efendim.

Gödek hamurunu kızgın yağa atmak için hazırlayan teyzem ve daha niceleri. 🙂

Bu da toplu gödek fotoğrafı. Reçel, peynir ve zeytinle yeniliyor. Tazecik o kadar güzel ki…

Dağda gezerken topladığım kekik ve peynir ile afiyetle yedim. Üç gün kendime terapi yaptım resmen..

Devam edeceğim yazmaya…

Sevgiler

@itsmuesday

Reklamlar

Çanakkale – Yenice 1. Bölüm

Bayramlarda genellikle tatile çıkarım. Gidemediğim yerlere giderim, genellikle yurtdışını tercih ederim. Hayatımda önemli değişiklikler olduktan sonra ailem ile vakit geçirmek istedim. Anneanem, dedem, dayım… Hepsi kocaman bir evde Çanakkale’de yaşıyorlar. Sekiz tane köpek ile birlikte evet tam sekiz adet şirin köpek ile birlikte…

Onları hem çok özledim, hem de hasta olduktan sonra biraz stres atmak için huzur dolu bir yere ihtiyacım olduğunu hissettim, yani ailemin yanını… Nitekim ihtiyacım olan tek şey moral, bol bol gülücük ve tebessüm…

Yolculuğum sırasında o kadar sevimli görüntülerle karşılaştım ki, resmen mutluluk ve huzur depom doldu. Köpeklerle anlaşamadığımı sanıyordum, tam aksine iki tane kocaman Sivas Kangala aşık oldum, çok yaşlı bir Golden’ın gözlerinde huzur buldum, daha minicik olan bir yavruyu kucağımdan indirmedim.

Anneannemin aksanı, adımı telaffuz edememesi… Dayımın hayata bakış açısı, kuzenimin komik hikayeleri… Hepsi çok güzeldi. Beni en ama en çok üzen şey ise canım dedemin aradan geçen yıllardan sonra beni tanıyamaması oldu. Artık malesef eskisi gibi değil, aklı tamamen gitmiş durumda. Arada ismimi hatırladı ama kimin kızı olduğumu bilemedi malesef, gidene kadar da torunu olduğumu anlayamadı ama olsun onun varlığı yeter…

Gelelim gezimde gözlemlediklerime… Biz İstanbul’da aslında yaşamıyoruz, yaşamın tadına varamıyoruz. Mutluluğu tam olarak tadamıyoruz. Kaosa o kadar alışmışız ki, onsuz yaşayamaz olmuşuz…

Günlük rutinimi anlatayım.

  • Sabah taze yumurta, tavuğun altından, haşlanır yenir. Güzel bir kahvaltı yapılır.
  • Dağa yürüyüşe çıkılır, Kaz Dağı’nın eteğinden başlanır 1500 metrelik tırmanma parkuru bitirilir.
  • Evde güzel bir kahve keyfinin ardından bahçedeki köpekler özenle sevilir, küçük olanlar kucaklanır.
  • Öğlen yemeği
  • Az bahçede koşuştur
  • Dinlen
  • Yine koştur.
  • Biraz köpek sev.
  • Köyde, dağda gez.
  • Akşam yemeği
  • Bahçede sohbet, köpekleri sevmece…

Böyle gidiyor bu rutin ama insan huzur doluyor. Farklı bitkiler, farklı böcekler, farklı bir doğa var. Çevre sizi etkiliyor… Şimdi fotoğraflar üzerinden devam edelim.

Öncelikle İDO Hızlı Feribot ile Bandırma’ya kadar bir yolculuk yaptık ve dayım gelip bizi oradan aldı. Haliyle aç olduğumuz için de Çanakkale – Çan’da konumlanan, belki de hayatımda en lezzetli mercimek çorbasını içtiğim esnaf lokantası olan Cemil Usta’ya götürdü. Buradaki yemekler cidden efsane kategorisine giriyor.

Öncelikle yol üzerindeki manzaramızı paylaşmak istiyorum.

Günebakan - Ayçiçekleri

Sürekli böyle bir yoldan gittiğinizi düşünün, insan renklerde huzur buluyor. Fotoğraf: itsmuesday

Şimdi gelelim Cemil Usta’nın incilerine… O kadar samimi o kadar sevimli ki. Esnaf lokantasının A’dan Z’ye hali. Hayatımda bu kadar lezzetli bir mercimek çorbası daha içtiğimi hatırlamıyorum. Rahatsızlığımdan ötürü normalde kesinlikle içemeyeceğim bir çorbayı 5 saniyede bitirdim resmen.

Mercimek Çorbası

Cemil Usta’nın müthiş mercimek çorbası. Çanakkale Çan’a yolunuz düşerse içmeden geçmeyin. Fotoğraf: itsmuesday

Tam gaz devam. Sevgili kuzenim hemen işkembe – kelle paçaya yumuldu 🙂

Cemil Usta Kelle Paça Çorbası

Sadece mercimek ile kalmıyor kelle paçanın da tadına bakıyoruz. Fotoğraf: itsmuesday

Bu yemeğin tam adını bilmiyorum ama köfte, sebze ve kaşar karışımı bir yemek. Görüntüsü bile acıktırıyor.

Sebzeli Köfte

Sebzeli Kaşarlı Köfte Yemeği. Fotoğraf: itsmuesday

Cemil Usta Sandalye

Ve Cemil Usta’nın mükemmel sandalyeleri… Fotoğraf: itsmuesday

 

Bizi, Facebook, Twitter ve Instagram hesabımızdan takip etmeyi unutmayın 🙂

itsmuesday@gmail.com