KAFAMA TAKARIM, HERKESİ DARLARIM.

HAYAL KURMAK

Hepimiz çeşitli hayaller kurarak yaşıyoruz. Hani sizin vizyonunuz yoksa ben ona karışamam ama safi mantık bir insan olmama rağmen, hayal kurmak, kurabilmek neredeyse yaşama tutunma sebebim. Düşlerim, isteklerim tamamen mantık dışı olabilirler, ben bunların gerçekleşme oranının yüzde birden az olduğunu da bilirim ama hayal kurmaya devam ederim, keza kurduklarım arasındaki ufak bir görüntü bile beni mutlu edebilir bir hal alır. Belki de mantık çerçevesinin içine oturtabileceğim hayallerimin bir başlangıcı olur bu görüntü. O yüzden hiç vazgeçmeye niyetim yoktur kocaman bir krem karamel havuzunun içinde ağzım açık yüzmekten, hele çiğneyerek sarhoş olabileceğim mojitolu sakızdan vazgeçmeye hiç niyetim yoktur. Her şeyi satıp, küçük bir motosiklet ve sadece bir sırt çantasıyla, bütün gezmek istediğim yerleri yavaş yavaş sokak müzisyenliği yaparak gezmekten vazgeçmeye hiç niyetim yok. Her hayal ayrı bir dünya ayrı bir kafa benim için… Hayallerinizden vazgeçmeyin, sizi siz yapabilecek ilginç şeyler, o imgelemlerin içinde var.

GEÇMİŞİ UNUTMAK

Hepimizin bir çeşit kültürü var. Etnik kökenden bahsetmiyorum. Burada bahsettiğim kültür mutfak kültürü, müzik kültürü, film kültürü gibi bir çeşitlilik. İşte bizi biz yapmaya eğimli bu kültürel çeşitlilik, yaşadığımız bazı olaylarla harmanlanarak bugüne kadar yuvarlanan bir kartopu gibi büyüyor. İçinden seçebilmek lazım sizi geliştirebilecek şeyleri ki geçmişle olan bağınız pozitif yönde kalsın; ancak geçmişi kendinize yük etmeye başladığınız zaman geleceğinizdeki kültürlerle harmanladığınız tek şey kanser hücreleri oluyor ve kültürel dozajınızı aşağı çekiyor. Bu tür şeyler yapmayın. Gerektiğinde silmesini bilin, unutmayın ki zekâ uyum gerektiren bir şey olmasının yanı sıra, umursamayan insan zeki insandır. Kendinizi “geçmiş” “bitmiş” bir şey için harap etmenin bir manası yok. Acıları hatırlamaya çalışmanın da bir anlamı yok. Sizi siz yapan şeyler, kültürünüzü çeşitlendiren şeyler yaşadığınız acılar değil, onlar sadece bir yanılsama, hayata minimal yaklaşın az… Bu konuda aşırı katıyım. Affetmem yapıştırırım damgamı, geçmiş geçmiştir kardeşim, ben önüme bakarım diye. Gerçi bu paragrafı yazmamda etkili olan bir dostumun paylaşımıydı sabah gördüğüm.

MADDİ ŞEYLERE BAĞIMLILIK

Son hafta yaşadığımız bir telefon kaybı olayından çıkardığım ders üzerine paylaşmak istediklerim şunlardır;

  • Kendime not: Eskiden nasıl yapıyorsan, şimdi de öyle yap ve telefon numaralarını ezberle.
  • Telefona her şeyi yükleme, biraz da bilme
  • Bu kadar görseli sindirmek zorunda değilsin.
  • Orada burada kim ne paylaşmış görmek zorunda da değilsin.
  • Okumaya daha fazla vakit ayırmalısın ama ekrandan değil, kitaptan.

Bu tür şeyler takıldı bu haftanın ilk günü aklıma, şimdi raporlarımı yazmaya devam etmeliyim. Sisteme geri dönmeliyim.

 

 

 

Reklamlar