KALİTELİ BİR SEYAHAT İÇİN NELER GEREKLİ?

Seyahatlerimin püf noktaları ve kaliteli yolculuğun sırlarını sizlerle paylaşıyorum… Bunca zamandır dostlarım hep bana soruyorlar, nasıl bu kadar eğlenceli seyahat edebiliyorsun diye… Buyurun, bir yolculuğumu planlarken kafamı kurcalayan unsurları, düşündüğüm en ince detayları sizlerle paylaşıyorum. Belki biraz çılgın detaylı gelebilir ama her yolculuğum öncesinde geçirdiğim süreç budur; nitekim çok da eğlenceli.

Seyahat etmek en büyük tutku benim için, eskiden korktuğum uçaklar şimdi bana huzur veriyor, içimdeki heyecanı körüklüyor (İniş ve kalkışlarda ağlamadığımı varsayarsak…). Kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi bu duruma geleceğim. Ancak son seyahatimde yaklaşık 14 saat boyunca anladım ki uçaktaki huzurumun, heyecanımın tadı bir farklı. Her türlü heyecan var bir kere, hem yeni bir yere gitme heyecanı hem de evine dönme heyecanı… Bu sebeple önümüzdeki dönemde daha da sık seyahat etmeyi planlıyorum. Gitmiş olduğum her ülke, her şehir içimdeki yeni bir beni ortaya çıkarıyor. Kim olduğumu çok daha iyi anlıyorum her seyahatimde… Bilmediğim özelliklerimi keşfediyorum, aklımda olduğunu düşünmediğim fikirlerle tanışıyorum. Her seyahatte yenilenmek dedikleri bu olsa gerek…

Uçak tuvaletinin penceresinden bir görüntü bu Photo/FotoğraF: itsmuesday

Uçak tuvaletinin penceresinden bir görüntü bu Photo/FotoğraF: itsmuesday

Yolculuk güzel şey ancak bütçe de çok önemli bir hal alıyor zamanla, bu yüzden belirli bir süre gerekmiyor değil… Bu süre hem para biriktirmek hem de kampanyaları yakalamak için ihtiyacım olan süre ki ben hiçbir zaman lüks otellerde kalma meraklısı olmadım, şehrin samimiyetini yakalamak adına da lüks otellerde kalmaktan haz etmiyorum hatta otelde kalmaktan haz etmiyorum. Her ne kadar yaşım ilerliyor olsa da hosteller benim seyahatlerimin vazgeçilmez konaklama seçeneği arasında yer alıyor. Şu an bile hala görüştüğüm pek çok arkadaşımı hostellerde tanımışımdır. Hatta huyumdur gittiğim yerlere iki-üç kez yeniden gidiyorum. Aslında huyum değil ama huy edindim. Bu kapsamda arkadaşlıklarımı da pekiştiriyorum ve biliyorum ki evimden uzakta da olsam derdimi anlatabileceğim insanlar var etrafımda. Ne olursa olsun bu yeni gittiğim yerde kendimi güvende hissettiriyor ve yolculuğumun hatta turistliğimin kalitesini arttırıyor.

Bu bağ belki çok sağlam gelmeyebilir okuyunca ama öyle değil. Bu sizin elinizde, ilişkileri koparmadığınız sürece mutlaka hatırlanıyorsunuz. Seyahati kıymetli kılan öğelerden biri de bu, tanıştığınız insanlarla bağınızı koparmazsanız, ileride sizi küçük sürprizler bekliyor olabilir.

Seyahat etmenin duygusal tarafı bu… Peki, bir seyahatin “kaliteli” olması için neler yapmak lazım? Öncelikle belirtmeliyim ki eğlence, kalite, konfor kişiden kişiye değişir. Buna özellikle hostel, otel yani konaklama yerleri ile alakalı yorumlarda rastlayabilirsiniz. Kimine çok temiz gelen yer kimine çok pis gelir, kimine de kahvaltı şahane iken diğerine berbat gelir. O yüzden birazdan belirteceğim her şey kişisel düşüncelerimdir ve herkes ile aynı olacak gibi bir algı yaratmamalıdır. Önceden söyleyeyim de…

Açıkçası, araştırma manyağı bir insan olarak, mutlaka uzun süren bir araştırma sürecine giriyorum, bu sebeple pek çok metro hattı ve havaalanı haritasını ezberlediğim olmuştur. Özellikle ilk New York seyahatimde JFK havaalanında bir de iç hat uçuşu gerçekleştireceğim için, San Francisco uçuşlarının gerçekleştiği 4. Terminali hala avcumun içi gibi bilirim… Bunun yanı sıra birçok ülkenin gümrük kurallarını dahi bilirim ve eşyalarımı ona göre götürürüm. Sanırım kaliteli, başımın ağrımadığı, yüzümden tebessümün eksik olmadığı seyahat kapsamında ihtiyaç duyduklarımı madde madde yazmam daha doğru olacaktır. O zaman başlayalım.

  1. Araştırma: Gideceğiniz bölge ile ilgili genel, ardından da detaylı araştırma yapmanız şart, kaliteli bir seyahat için bence bu “mecburiyet”. Çeşitli sitelerden kalabileceğiniz yerleri, yenilecek yemekleri, toplu taşıma yapısını, hava durumunu… vb. şeyleri öğrenmeniz lazım. Keza uçaktayken voltajın farklı olduğunu öğrenirseniz sıkıntı yaşarsınız. Ya da kaldığınız yerin pek de tekin bir yer olmadığını öğrenince paniklersiniz… Bu yüzden araştırma şart. Hatta Google Maps’te baktığımdan dolayı yol bulduğum zamanlar var… Diğer bir yandan bu araştırmaları da not edeceğiniz bir seyahat defteriniz olmalı. Benim her seyahatim için ayrı bir dosyam var. Rezervasyon kodlarımdan, gitmek istediğim restoranlara kadar birçok veri bu dosyalarda mevcut. Aman ne gerek var gitmek istediğim yere giderim diyebilirsiniz, ama inanın etrafınızda deneyimlediğiniz onca yenilikten sonra kafanız o kadar karışıyor ki sıraya sokamıyor ve gitmek istediğiniz yerlerin birçoğuna gitmeye vakit bulamıyorsunuz. Bu yüzden ne yapıyoruz? Araştırıyor ve not tutuyoruz. Aynen finallere çalışır gibi. Ha tabi ki bu notlara harfiyen uymak zorunda değilsiniz. Ben günümü yaşamak istiyorum, rahat takılacağım da diyebilirsiniz. Ama size tavsiyem böyle yapacaksanız bile küçük bir defterinizde bu notlar yine de bulunsun. Pişman olmayacaksınız ^^
  2. Seyahat Süreci – Uçak: Uzak yerlere genelde uçak ile gidiyoruz… Otobüs benim için hep bir eziyet oldu nitekim sırtımda rahatsızlık olduğu için belim inanılmaz ağrıyor. Bu sebeple uçak her zaman tercihim. Uçak bileti için de sürekli delicesine takip ediyorum internet sitelerini. Kampanyaları kovalıyorum, indirimlerin peşinde koşuyorum. Evet bunu yapıyorum çünkü 3’e gitmek varken neden 5’e gideyim? Aradaki 2’yi tatilde harcıyorum, mis gibi hesap ^^ (Matematiğimi de böyle konuştururum!) Gelelim artık uzmanı olduğum uzun uçuş yolculuklarına.

Özellikle bilinmeli ki bu uçuşlarda uçağın içindeki sıcaklık ya çok yüksek oluyor ya da çok düşük, şu ana kadar “ay yaşasın mükemmel bir sıcaklık” deyip de rahat rahat uyuduğum görülmemiştir. Bu sebeple, tişört üstü bir hoodie almanız makbul. Kapüşonlu olmasının sebebi uykuya dalarken daha rahat oluyorum ondan. Genellikle tayt ve tozluk tercih ediyorum. Üşürsem tozluklarımı takıyor, pişersem de çıkarıyorum. Tayt stabil… Boyum kısa olmasına rağmen uzun yolculuklarda koridorcuyum; ayaklarımı uzatarak uyumanın keyfi paha biçilmez (aslında pencere kenarında manzara da aynı keyfi vermiyor değil) aynı zamanda çok sıvı tüketiyorum ve sürekli tuvalete gitmem gerekiyor. Yanımda uyuyan insanları rahatsız etmek istemediğimden dolayı check-in vaktinde bilgisayarın başında hemen yerimi seçiyorum.

Şimdi gelelim uçaktaki yere… Uzun yol uçuşları direkt uçuş ise genellikle Boeing 77W oluyor ya da Airbus A330 gibi büyük uçaklar oluyor. Bu kapsamda kanat, tercihim ya da ön taraflar. Maksat sallantı – türbülans hissiyatı değil, uçaktan erken çıkabilmek. Bakın bu çok önemli, uçaktan erken çıkmak size yarım saat kazandırabilir. Bu kapsamda pasaport kuyruğunda da çok beklemiyorum. Tavsiyem ön taraflarda yer almaya çalışın ama önemli uyarı “Exit Row” yani acil çıkış kapısı ya da her koridorun en ön kısmını genellikle “Bebekli” “Çocuklu” aileler alıyor, daha geniş yere sahip olduklarından dolayı. Bu yüzden en önler genelde bebek sesli oluyor (Şu ana kadar hep böyleydi) Şansınızı deneyin. Ha bu arada en öndeki koltukların kolçaklar genellikle hareket etmez bilesiniz (Çünkü televizyon sistemi koltuk olmadığından dolayı kolçaklara kurulu). Bir de tuvalete çok yakın olduğunuzda süper gürültülü sifon sizi tatlı uykunuzdan hemen uyandırır belirtmeden geçmeyeyim.

Can alıcı nokta: Uzun uçuşlarda pencere gölgelikleri genellikle saat farkına alışmak için kapalı konumda olur; ancak %100 o pencereyi açarak bütün uçağın içini aydınlatan birileri hep pencere tarafında konumlanır. Bu sebeple iki kurtarıcınız var, göz bandı ve güneş gözlüğü… Pasaport ve cüzdandan sonra kontrol etmeniz gerekir, o derece diyorum.

Can alıcı ikinci nokta: Boyunluk ya da yastık… Birçok markette, mağazada var… Bu yastıktan edinin. Havayollarının vereceği yastıktan çok daha iyi hem de diğer yastığı belinize koyabiliyorsunuz.

Bu maddeyi özetlemek gerekirse;

  • Ön kısım
  • Koridor
  • Tuvalete Uzak
  • Güneş Gözlüğü
  • Yastık

Maddelerini tamamladığınızda süper bir yolculuk sizi bekliyor demektir ^_^

NOT: Bu koltuklar illa ki herkese rahat gelecek diye bir durum yok. Ben 1.60 boyundayım, şu ana kadar yapmış olduğum 4 Amerika, 6 Kore uçuşunda gözlemlediğim ve deneyimlediğim durumları sizlerle paylaşıyorum. Kişisel görüşlerimdir… Herkes benimle aynı fikirde olacak diye bir kaide yoktur. Belki siz manzara izleyerek seyahat etmeyi seviyorsunuzdur değil mi?

  1. Bavul Hazırlama Süreci: Bavul ve çantayı aynı sürece dâhil ediyorum. Bu ikisi için de birer checklist lazım. Aklınıza gelen aman bunu da mı yazmam lazım dediğiniz en saçma şeyi bile yazın. Kore’ye giderken unuttuğum beyaz göz kalemi sebebiyle bir yüzüm aynı gülmüyordu… Hâlbuki beyaz bir göz kalemi…

Bir kere süper şık olmanız gerekmiyor bence (en üstte ne varsa onu giyen bir kişi olarak söylüyorum bu size kalmış tabi ki) Rahat kıyafetler tercihiniz olmalı, isteğe göre 1-2 şık kıyafet de koyabilirsiniz ama spor şık her zaman tercihim olmuştur. Bavula en fazla alacağım şey ilaçlar oluyor. Böcek sokmaları, alerji… vb. şeyler, sürekli yanımdan ayırmadığım çeşitli ilaçlar. Bunlara ihtiyacım oluyor. Bavulumu genellikle hediyelik eşyalarla beraber (lokum, kahve… vs.) 14 kilo civarı tutuyorum. Hediyelik eşyalar çıkınca özel alışveriş yerim de oluyor bavulun içinde.

Aynı zamanda bavuluma her zaman kartvizitimi yapıştırırım ve bavullarımın rengi klasik bavul rengi değil (kırmızı, siyahi gri… vb.) Turkuaz ve pembedir. Bu sayede bavulumu 100 metre öteden görebiliyorum. Bu benim bavulum diye koşabiliyorum.

Bavul kapsamında önemli uyarı ise kimi zaman gitmiş olduğunuz ülkenin iç hatlarında Türkiye’ye göre farklı kurallar uygulanabiliyor. Özellikle de bavul boyutu kapsamında. Bunlara da dikkat edilmesi lazım diye düşünüyorum. Örneğin Türk Hava Yolları ile Amerika’ya seyahat eden biri, Delta ile iç hat uçuşu yapacaksai bavul başına para ödemesi gerektiğini, kabin bagajının gerçekten küçük olduğunu ve göze büyük gözükenlerin kabin bagajı olarak kabul edilemeyeceğini bilmeli. Çünkü Amerika’ya seyahatte THY iki adet serbest bagaj veriyor. Delta ise bir tanesine bile para alıyor. Bu kapsamda da uçuş yapacağınız firmanın şartlarına hâkim olmanız gerekiyor bir sürprizle karşılaşmamak için.

Burada birinci bölümün sonuna geldik. Bu yazıyı İngilizceye çevirmem biraz zaman alacak nitekim birkaç sayfa var… Bundan sonraki bölümde de daha eğlenceli şeylerden bahsedeceğim. Nasıl güzel restoran bulunur? Konaklanacak yer nasıl seçilmeli gibi başlıklarım olacak.

Okuduğunuz için teşekkür ederim!

BİZİ, FACEBOOK, TWITTER VE INSTAGRAMHESABIMIZDAN TAKİP ETMEYİ UNUTMAYIN 🙂 YORUMLARINIZI BEKLİYORUZ!

^^

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s