Seoul İkinci Gün (Üçüncü Bölüm) – Second Day in Seoul (Part – III)

E biraz da yemeklerden bahsetmenin vakti geldi! En güzel akşam yemeklerinden birini ikinci gün dostlarla birlikte yedik. Buyrun;

Lokasyon: Han’s Deli Sinchon

Let’s talk about food! I’ve had one of the best dinners in Korea with dear friends!

Location: Han’s Deli Sinchon

Fotoğraf: itsmuesday  Photo: itsmuesday

Fotoğraf: itsmuesday Photo: itsmuesday

Fotoğraf: itsmuesday  Photo: itsmuesday  Kore'de birçok yerde çatal - bıçak - chopstick masanın bir kenarında konumlanıyor.  In Korea you can find knife - chopstick - spoon etc. on the corner of the table

Fotoğraf: itsmuesday Photo: itsmuesday Kore’de birçok yerde çatal – bıçak – chopstick masanın bir kenarında konumlanıyor. In Korea you can find knife – chopstick – spoon etc. on the corner of the table

Cajun Salata Fotoğraf: itsmueday  Cajun Salad: Photo: itsmuesday

Cajun Salata Fotoğraf: itsmueday Cajun Salad: Photo: itsmuesday

Ananas Püreli meyve suyu Fotoğraf: itsmuesday  Pineapple Juice Photo: itsmuesday

Ananas Püreli meyve suyu Fotoğraf: itsmuesday Pineapple Juice Photo: itsmuesday

 

Kore ile ilgili bu yazımı umarım beğenirsiniz! Ancak lütfen fotoğraflarımı benden izinsiz kullanmayın 🙂 Hepinize kocaman sevgiler!

Bizi, Facebook, Twitter ve Instagram hesabımızdan takip etmeyi unutmayın 🙂

itsmuesday@gmail.com

Reklamlar

Seoul’de İkinci Gün (İkinci Bölüm) – Second Day in Seoul (Part – II)

Evet nerede kalmıştık?

Daha sonra Gyeongbokgung tarafına yakın olan Insadong’a geçtik. Insadong benim Seoul’de en sevdiğim yerlerden biri, birçok sanat galerisinin konumlandığı bir sokak, Beyoğlu – Nişantaşı karışımı diyebiliriz. Burada birkaç sergi gezdikten sonra sokağı baştan aşağı yürüdük. Arada konumlanan Ssamzigil pasajına da uğramayı ihmal etmedik. Bu pasajdan özel el yapımı figürler aldık. Babam ki o kadar çok ilgilenmez, büyük bir heyecanla tasarımları izledi. Mutlu olduğu her halinden belli oluyordu.

After Gyeongbokgung Palace, we moved to Insadong! Insadong is one of my favorite places in Seoul, full of art galleries and a pretty bazaar called Ssamzigil. My dad also loved Insadong and he bought tiny anime figures for his friends hahaha!

Ssamzigil

Ssamzigil Fotoğraf: itsmuesday
Photo: itsmuesday

DSC04626

Ssamzigil Fotoğraf: itsmuesday Photo: itsmuesday Özellijle rampa şeklinde tasarlanmış katları ile babam için yürümesi kolaydı! It was easy to climb! because of the design!

Bu işte biliyorsunuz :) Fotoğraf: itsmuesday Crazy Korean Designs Photo: itsmuesday

Bu işte biliyorsunuz 🙂 Fotoğraf: itsmuesday
Crazy Korean Designs Photo: itsmuesday

Ssamzigil Fotoğraf: itsmuesday Photo: itsmuesday

Ssamzigil Fotoğraf: itsmuesday Photo: itsmuesday

Merdiven Duvarları Fotoğraf: itsmueday Walls of the stairs Photo: itsmuesday

Merdiven Duvarları Fotoğraf: itsmueday
Walls of the stairs Photo: itsmuesday

Bütün sokağı baştan aşağı yürüdüğümüzden dolayı biraz yorulmuştuk ama hazır buraya gelmişken, çok yakında konumlanan Jogyesa tapınağını görmeden olmazdı. Eğer enerjimiz kalsaydı Bukchon Hanok Köyüne de gidecektik ancak onu daha sonraya bıraktık.

Well, we walked all of the street and we were a little bit tired. However we went to see Jogyesa Temple but we went back Insadong area again for Bukchon Hanok Village.

Fotoğraf: itsmuesday Photo: itsmuesday

Fotoğraf: itsmuesday
Photo: itsmuesday

Fotoğraf: itsmuesday Photo: itsmuesday

Fotoğraf: itsmuesday
Photo: itsmuesday

Jogyesa’da fotoğraf çekmek yasaktı / It was forbidden to take photos in Jogyesa Temple.

NOT: Insadong’un ara sokakları mutlaka gezilmeli. Sadece ana cadde ile kalınmamalı. Nitekim ara sokaklarda keşfetmeniz gereken kültürel unsurlar mevcut.

Please when you visit Insadong, try to dig in the streets! Not stuck in the main street only. Because there are tones of things waiting for you to be explored!

Bu bol fotoğraflı yazımı umarım beğenirsiniz! Ancak lütfen fotoğraflarımı benden izinsiz kullanmayın 🙂 Hepinize kocaman sevgiler!

Bizi, Facebook, Twitter ve Instagram hesabımızdan takip etmeyi unutmayın 🙂

itsmuesday@gmail.com

XOXO

Seoul İkinci Gün (Birinci Bölüm) – Second day in Seoul (Part – I)

İkinci günümüzde sabah erkenden kalkıp hemen yola koyulduk. Yapacağımız çok şey vardı! Öncelikle Gwanghwamun Meydanı’ndan başladık yürümeye, hedefimiz Gwanghwamun Kapısı ve Gyeongbokgung Sarayı’ydı. Ardından da Insadong’da minik bir yürüyüş gerçekleştirecektik. 21 Eylül’de aşağıdaki yerleri gezdik;

  • Gwanghwamun Meydanı
  • Gwanghwamun Kapısı
  • Gyeongbokgung Sarayı
  • Insadong
  • Ssamzigil
  • Jogyesa Tapınağı

We woke up so early in our second day because we had to do a lot of things. First of all we have started with Gwanghwamun Square. Our target was Gwanghwamun Gate and Gyeongbokgung Palace. Then we took a trip to Insadong. So, here is 21st Sep. schedule

  • Gwanghwamun Square
  • Gwanghwamun Gate
  • Gyeongbokgung Palace
  • Insadong
  • Ssamzigil
  • Jogyesa Temple
Kral Sejong heykelinden... Fotoğraf: itsmuesday From the King Sejong... Photo: itsmuesday

Kral Sejong heykelinden… Fotoğraf: itsmuesday From the King Sejong… Photo: itsmuesday

Babamla Kore'de ilk fotoğrafımız :) Fotoğraf: itsmuesday First photo with my dad in Korea Photo: itsmuesday

Babamla Kore’de ilk fotoğrafımız 🙂 Fotoğraf: itsmuesday First photo with my dad in Korea Photo: itsmuesday

Fotoğraf: itsmuesday Photo: itsmuesday

Fotoğraf: itsmuesday Photo: itsmuesday

Gwanghwamun Meydanı’nda yürürken King Sejong heykelinin önünde biraz durduk ve fotoğraf çektik. Babama King Sejong ile ilgili olan tarihi anlattım. Gerçi kendisi Kore ziyaretinden önce bol bol okumuştu. Daha sonra Gwanghwamun Kapısına doğru ilerledik ve küçük bir sokak marketi ile karşılaştık. Burada geleneksel kıyafet giymiş biri sanırım pirinç dövüyordu. Bizim köylerimizde keşkek yapmadan önce yaptıkları gibi diye düşünüyorum.

Gwanghwamun Kapısına geldiğimizde babam çoktan büyülenmişti. Mimari özellikleri en ufak detayına kadar inceledi.

While we were walking through Gwanghwamun Square, we stopped in front of the King Sejong Sculpture. My father literally stopped everywhere for a photo. Because everywhere is so new to him and he observed a lot of things! I have told him all of the history about King Sejong… Then we moved to the Gwanghwamun Gate through a street market. One of the guys who wear traditional Korean dress was doing something with the rice. I think it was for the main ingredient of rice cake… I am not sure but he was hitting with a stick on the rice. When we arrived to the Gwanghwamun Gate, my father was amazed! The architecture was amazing! I felt that he was excited to see what’s in there!

Pirinç döven adam Fotoğraf: itsmuesday The guy who hits the rice Photo: itsmuesday

Pirinç döven adam Fotoğraf: itsmuesday
The guy who hits the rice Photo: itsmuesday

Daha sonra Gyeongbokgung Sarayı’na doğru ilerledik. Sanırım babamın en sevdiği yerlerden biri burası oldu nitekim kendisi tarihi her zaman çok sevmiştir. Sarayla ilgili yazıları broşürleri hep kendisine anlattım. Bol bol da fotoğraf çektik! Aynı zamanda değişim törenine denk gelmiştik!

Then we moved to Gyeongbokgung Palace. I think one of the best places for my dad was Gyeongbokgung Palace. He loved it and took a lot of pictures. Also we were lucky that we had chance to see the traditional ceremony!

Gwanghwamun Kapısı Fotoğraf: itsmuesday Gwanghwamun Gate Photo: itsmuesday

Gwanghwamun Kapısı Fotoğraf: itsmuesday
Gwanghwamun Gate Photo: itsmuesday

Gwanghwamun Kapısı Fotoğraf: itsmuesday Gwanghwamun Gate Photo: itsmuesday

Gyeongbokgung Sarayı Fotoğraf: itsmuesday
Gyeongbokgung Palace Photo: itsmuesday

Ve biletim Fotoğraf: itsmuesday And my ticket Photo: itsmuesday

Ve biletim Fotoğraf: itsmuesday
And my ticket Photo: itsmuesday

Hayran kalınası detaylar Fotoğraf: itsmuesday Amazing details Photo: itsmuesday

Hayran kalınası detaylar Fotoğraf: itsmuesday
Amazing details Photo: itsmuesday

Tabi ki şahane bir manzara, gerçekten insana huzur veriyor. Babamla gezerken cidden çok keyifliydi. Fotoğraf: itsmuesday It makes you feel peacegull while you are walking around. We were so happy with my dad. Photo: itsmuesday

Tabi ki şahane bir manzara, gerçekten insana huzur veriyor. Babamla gezerken cidden çok keyifliydi. Fotoğraf: itsmuesday
It makes you feel peacegull while you are walking around. We were so happy with my dad. Photo: itsmuesday

Fotoğraf: itsmuesday Photo: itsmuesday

Fotoğraf: itsmuesday
Photo: itsmuesday

Törene denk geldiğimiz için çok şanslıydık. Baştan sonra izledik. Fotoğraf: itsmuesday We were so lucky to see the ceremony! Photo: itsmuesday

Törene denk geldiğimiz için çok şanslıydık. Baştan sonra izledik. Fotoğraf: itsmuesday We were so lucky to see the ceremony! Photo: itsmuesday

Fotoğraf: itsmuesday Photo: itsmuesday

Fotoğraf: itsmuesday Photo: itsmuesday

Fotoğraf: itsmuesday Photo: itsmuesday

Fotoğraf: itsmuesday Photo: itsmuesday

Fotoğraf: itsmuesday Photo: itsmuesday

Fotoğraf: itsmuesday Photo: itsmuesday

Daha sonra Gyeongbokgung tarafına yakın olan Insadong’a geçtik. Insadong benim Seoul’de en sevdiğim yerlerden biri, birçok sanat galerisinin konumlandığı bir sokak, Beyoğlu – Nişantaşı karışımı diyebiliriz. Burada birkaç sergi gezdikten sonra sokağı baştan aşağı yürüdük. Arada konumlanan Ssamzigil pasajına da uğramayı ihmal etmedik. Bu pasajdan özel el yapımı figürler aldık. Babam ki o kadar çok ilgilenmez, büyük bir heyecanla tasarımları izledi. Mutlu olduğu her halinden belli oluyordu.

Bunu da ikinci bölümde sizlerle paylaşacağım 🙂

Bu bol fotoğraflı yazımı umarım beğenirsiniz! Ancak lütfen fotoğraflarımı benden izinsiz kullanmayın 🙂 Hepinize kocaman sevgiler!

Bizi, Facebook, Twitter ve Instagram hesabımızdan takip etmeyi unutmayın 🙂

itsmuesday@gmail.com

Güney Kore Macerası – The Adventures of South Korea!

Kısa bir aradan sonra herkese yeniden merhaba! Facebook sayfamda da duyurduğum üzere KTO Turkeyin düzenlediği bir yarışmayı kazanıp Babamla birlikte Kore’yi seyahat etme fırsatı yakalamıştım! Kısaca bu durumdan bahsetmek isterim. Yaklaşık 2 yıldır WOW Korea Supporters olarak Kore Turizm Organizasyonuna gönüllü olarak destek veriyorum. Bu kapsamda kendi içimizde zaman zaman toplantılar yaparak, etkinliklerin düzenlenmesine, gündemin değerlendirilmesine yardımcı oluyoruz. Kore Turizminin canlanması kapsamında bizim de bir tuzumuz olsun diyor ve çeşitli çalışmalar yapıyoruz. Bu kapsamda da KTO Turkey, aramızda minik bir yarışma düzenleyerek bize farklı bir deneyim imkanı sundu. Bu sebeple tekrar kendilerine teşekkürlerimi sunarım. Nitekim KTO sayesinde en büyük hayallerimden olan bir şeyi gerçekleştirdim ve Kore’de ailemle birlikte gezebildim!

Bu kapsamda daha önce de hayran olduğum Seoul şehrini, babamla birlikte gezdik. Hayatımda en eğlendiğim tatillerimden biri oldu bu tatil diyebilirim! Detaylar ise yavaş yavaş gelmeye başlayacak!

Hello Everybody! Hello again after a short break! As I told you before from my Facebook account, I’ve wona competition of KTO Turkey’s this year and I’ve hand chance to visit Korea with my dad! This time we were in Seoul and we had so much fun!

First of all I would like to tell you that I am a WOW KOREA SUPPORTER. Korea Wow Supporter group is a volunteer group to promote Korean Culture and Tourism in Turkey with organizing events, seminars… etc. KTO Turkey has organized a competition in between volunteers this time and I was the winner! So thank you again KTO Turkey for this great price! Thanks to you that I’ve has a chance to visit Korea with my family!

인피니트(INFINITE) “Bad” eşliğinde yazıma başlayayım o zaman… Kore’de Sinchon civarında en çok duyduğum şarkılardan biriydi bu sefer.  19 Eylül Cumartesi akşamı Korean Air ile saat 21:20 sularında başladı yolculuğumuz. Bu benim üçüncü seyahatimdi Kore’ye. Ancak KTO Turkey sayesinde ilk defa babamla birlikte bir yolculuğa çıkmış bulundum. Mutluluğumu anlatmaya kelimeler yetmez tabi ki…

Babamın aynı zamanda ilk uzun uçuşuydu. Ancak üstesinden güzel bir şekilde geldi… Felaket türbülanslı yolculuğumuz sonunda ben hızlıca soluğu tuvalette alırken babam bana gülüyordu 🙂 Gerçekten ilk defa hayatımda uçak tuttu!

Well, let’s start with the 인피니트(INFINITE) “Bad” on the background. It was one of the most popular songs in Korea these days I guess; because I’ve heard it a lot when I was walking on the street.

On 19th September Saturday night, on 21:20 we started our journey to Korea with Korean Airlines. This was my third trip to Korea but my dad’s first… And it was his longest flight also first jetlag ever! Thanks to KTO Turkey I’ve had this chance to visit Korea with my dad! I was so happy!

Due to turbulence for 11 hours maybe! I’ve had the first air sickness in my life but my dad was ok hah!

Incheon havalimanına vardığımızda saat 14:00 civarıydı, çok hızlı bir şekilde pasaporttan geçiş yapıp 6002 numaralı otobüsümüzü beklemeye koyulduk ve JK House Seoul’e doğru yol aldık! Bu akşam biraz dinlenmemiz gerekecekti bu sebeple çok fazla bir şey yapmadan sadece etrafı turlayıp akşamına hostelimizde uyuduk. Ancak turumuzu atarken bir şeyler yemeği de ihmal etmedik!

It was almost 2 pm when we arrived to Incheon International Airport. Immigration controls were pretty fast and after 30 minutes we took the bus number 6002 to Sinchon JK House Hostel. We didn’t do a lot of things in our first days because of the jetlag and we were exhausted! After having a tiny walking tour, we went to bed. However we had our very first dinner in Korea!

Sinchon bölgesine yakın bir yerde, geleneksel Kore yemeklerini tattık. Fotoğraf: itsmuesday Around Sichon we had a chance to taste traditional Korean Food. Photo: itsmuesday

Sinchon bölgesine yakın bir yerde, geleneksel Kore yemeklerini tattık. Fotoğraf: itsmuesday Around Sichon we had a chance to taste traditional Korean Food. Photo: itsmuesday

Sanırım bu küçük biblolar, heykelcikler geleneksel mutfağa sahip olan yerlerde var. Nitekim bir yerde daha gördüğümü hatırlıyorum. Fotoğraf: itsmuesday I think those tiny trinkets are located only in traditional restaurants. I'm not sure about it though... Photo: itsmuesday

Sanırım bu küçük biblolar, heykelcikler geleneksel mutfağa sahip olan yerlerde var. Nitekim bir yerde daha gördüğümü hatırlıyorum. Fotoğraf: itsmuesday I think those tiny trinkets are located only in traditional restaurants. I’m not sure about it though… Photo: itsmuesday

Geleneksel Kore Yemekleri menümüze deniz ürünlerini içeren bir çorba ile başlıyoruz. Buram buram deniz kokuyor. Fotoğraf: itsmuesday We start to our menu with a seafood soup. It smells so good! Photo: itsmuesday

Geleneksel Kore Yemekleri menümüze deniz ürünlerini içeren bir çorba ile başlıyoruz. Buram buram deniz kokuyor. Fotoğraf: itsmuesday
We start to our menu with a seafood soup. It smells so good! Photo: itsmuesday

Çok da geleneksel olmayan ama mutlaka yemenizi tavsiye ettiğim mango soslu ve ananaslı salata... Farklı bir tat. Fotoğraf: itsmuesday Well, it's not that traditional but has a different dressing with mango and pineapple. Photo: itsmuesday

Çok da geleneksel olmayan ama mutlaka yemenizi tavsiye ettiğim mango soslu ve ananaslı salata… Farklı bir tat. Fotoğraf: itsmuesday
Well, it’s not that traditional but has a different dressing with mango and pineapple. Photo: itsmuesday

İşte en geleneksel tabaklardan biri, saray yemeklerinden... Fotoğraf: itsmuesday Here is one of the most traditional dishes ever! Photo: itsmuesday

İşte en geleneksel tabaklardan biri, saray yemeklerinden… Fotoğraf: itsmuesday
Here is one of the most traditional dishes ever! Photo: itsmuesday

잡채 잡채 잡채! Japchae! En sevdiğim Kore yemeklerinden! Fotoğraf: itsmuesday Japchae my favorite! Photo: itsmuesday

잡채 잡채 잡채! Japchae! En sevdiğim Kore yemeklerinden! Fotoğraf: itsmuesday Japchae my favorite! Photo: itsmuesday

Bu da sanırım dünya mutfağına uyarlanmış bir Kore yemeği! Fotoğraf: itsmuesday I think it is one of the fusion ones! Photo: itsmuesday

Bu da sanırım dünya mutfağına uyarlanmış bir Kore yemeği! Fotoğraf: itsmuesday
I think it is one of the fusion ones! Photo: itsmuesday

Balkabağı, mantar ve tavuk hiç bu kadar güzel olmamıştı! Fotoğraf: itsmuesday Pumpkin, mushroom and chicken was amazing! Together! Photo: itsmuesday

Balkabağı, mantar ve tavuk hiç bu kadar güzel olmamıştı! Fotoğraf: itsmuesday
Pumpkin, mushroom and chicken was amazing! Together! Photo: itsmuesday

Tabi ki Bulgogisiz olmaz! Fotoğraf: itsmuesday

Tabi ki Bulgogisiz olmaz! Fotoğraf: itsmuesday And here Bulgogi comes! Photo: itsmuesday

Kore'de her yemekte mezelerin olduğunu söylemiştim. Sofra kültürü bunu gerektiriyor. Bu sebeple her restoranda emzeler mevcut. Fotoğraf: itsmuesday Side dish culture is a must on the Korea Cuisine. In every meal there must be at least 2-3 side dishes. Photo: itsmuesday

Kore’de her yemekte mezelerin olduğunu söylemiştim. Sofra kültürü bunu gerektiriyor. Bu sebeple her restoranda mezeler mevcut. Fotoğraf: itsmuesday
Side dish culture is a must on the Korea Cuisine. In every meal there must be at least 2-3 side dishes. Photo: itsmuesday

Mandu! Çorba! Fotoğraf: itsmuesday Mandu! Soup! Photo: itsmuesday

Mandu! Çorba! Fotoğraf: itsmuesday
Mandu! Soup! Photo: itsmuesday

En son yemekler bitince meyveler gelir... Fotoğraf: itsmuesday

En son yemekler bitince meyveler gelir… Fotoğraf: itsmuesday Fruit plate as the last dish Photo: itsmuesday

Meshil diye telaffuz edilen bir içecek, hazmı kolaylaştırıyor. Fotoğraf: itsmuesday Last drink for digestion. Photo: itsmuesday

Meshil diye telaffuz edilen bir içecek, hazmı kolaylaştırıyor. Fotoğraf: itsmuesday
Last drink for digestion. Photo: itsmuesday

Bu çatalı da çekmek istedim. Çok sevimli ya! Fotoğraf: itsmuesday It is the cutest fork ever! Photo: itsmuesday

Bu çatalı da çekmek istedim. Çok sevimli ya! Fotoğraf: itsmuesday
It is the cutest fork ever! Photo: itsmuesday

 

Bu bol fotoğraflı yazımı umarım beğenirsiniz! Ancak lütfen fotoğraflarımı benden izinsiz kullanmayın 🙂 Hepinize kocaman sevgiler!

Bizi, Facebook, Twitter ve Instagram hesabımızdan takip etmeyi unutmayın 🙂

itsmuesday@gmail.com

XOXO

La Bouqeria Barselona – İkinci Bölüm

La Bouqeria gibi muhteşem içerikli bir açık pazarın bir bölümde biteceğini düşünmediniz değil mi? Fotoğraflarımı ayıklarken sizlere bahsetmiş olduğum mükemmel meyve sularının görsellerini buldum. Renklerin ahenkle dansetmesini izlemek demek La Bouqeria resmen, pazarın içindeki küçük sokaklarda kendinizi kaybediyorsunuz. Ben açıkçası 3-4 bardak meyve suyu içebileceğimi düşünüyordum. Öyle olmadı tabi ki ama bir daha gittiğimde öğlen yemeği ya da sabah kahvaltısı için gitmeyi planlıyorum. Bu arada söylemeden geçmeyeyim, La Bouqeria’ya Barselona’nın adeta bir toplu taşıma durak merkezi olan Plaça de Catalunya’dan La Rambla istikametinde yürüyerek ulaşabilirsiniz. En fazla 10 dakika yürürsünüz kalabalıklığa göre..

Evet sırada özenle hazırlanmış meyveler var…

Bu Türkiye'den alışık olmadığımız bir meyve adı yanışmıyorsam Pitaya-Dragon Fruit. Bilemedim bana biraz tatsız geldi açıkçası, sağlık kapsamındaki faydalarını bilemeyeceğim, araştırmam gerekli... Fotoğraf - itsmuesday

Bu Türkiye’den alışık olmadığımız bir meyve adı yanışmıyorsam Pitaya-Dragon Fruit. Bilemedim bana biraz tatsız geldi açıkçası, sağlık kapsamındaki faydalarını bilemeyeceğim, araştırmam gerekli… Fotoğraf – itsmuesday

Meyveye çatal batırma işi çok hoşuma gitti. Aynı zamanda soğuk tutulan meyve sularını görmekteyiz. Bu sular çok çabuk sirkülasyona uğruyor. Fotoğraf: itsmuesday

Meyveye çatal batırma işi çok hoşuma gitti. Aynı zamanda soğuk tutulan meyve sularını görmekteyiz. Bu sular çok çabuk sirkülasyona uğruyor. Fotoğraf: itsmuesday

Bardak bardak meyveler :) Fotoğraf: itsmuesday

Bardak bardak meyveler 🙂 Fotoğraf: itsmuesday

Sabah erken saatlerde gelip güzel bir dizilim yapmışlar. Bu kapsamda önem verilmesi görselliğe çok hoş. Nitekim gezdikçe bu uyumun içinde kayboluyorsunuz. Fotoğraf: itsmuesday

Sabah erken saatlerde gelip güzel bir dizilim yapmışlar. Bu kapsamda önem verilmesi görselliğe çok hoş. Nitekim gezdikçe bu uyumun içinde kayboluyorsunuz. Fotoğraf: itsmuesday

Daha önce de tekrarladığım gibi kesinlikle görülmesi gereken bir yer La Bouqeria, son zamanlarda El Born tarafında konumlanan bir market de popüler olmaya başlamış ama sabah vakti El Born tarafına yolum düşmediği için ziyaret edemedim. Artık Başka sefere diyorum ve devam ediyorum. Görsel kapsamında sadece meyvelere aşık olmadığımı dile getirmiştim. La Bouqeria turuna kaldığımız yerden devam ediyoruz.

Canının tuzlu bir şeyler mi çekiyor, hemen soluğu sebzeli tartların yanında alabilirsiniz. İki sokak yürümeniz lazım market içinde :) Fotoğraf: itsmuesday

Canının tuzlu bir şeyler mi çekiyor, hemen soluğu sebzeli tartların yanında alabilirsiniz. İki sokak yürümeniz lazım market içinde 🙂 Fotoğraf: itsmuesday

Bu fotoğrafı çekerken elim biraz titremiş anlaşılan kalabalıktan, bu mükemmel hamurlar nasıl lezzetli nasıl lezzetli anlatamam... Fotoğraf: itsmuesday

Bu fotoğrafı çekerken elim biraz titremiş anlaşılan kalabalıktan, bu mükemmel hamurlar nasıl lezzetli nasıl lezzetli anlatamam… Fotoğraf: itsmuesday

Bizi, Facebook, Twitter ve Instagram hesabımızdan takip etmeyi unutmayın 🙂

itsmuesday@gmail.com

Mussol – Barcelona

MussolGlories alışveriş alanının (merkezden çok açık bir alışveriş alanı gibi olduğundan bu kelimeyi tercih ediyorum) tam orta yerine konumlanmış bir restoran… Yanılmıyorsam yedi adet şubesi var. Mussol daha çok et üzerine uzmanlaşmış bir restoran. Hiç bilmediğim, duymadığım bir yerdi ama yine diğer yazılarımda da belirttiğim gibi İspanya bizi yanıltmadı. Buyrun fotoğraflarla başlayalım, her yazdığımda da acıkıyorum bu gidişle Barcelona yazılarımı bitirmeden kilo alacağım.

Domatesli ekmek (Bize denildiğine göre Domatesli Katalan Ekmeği) Fotoğraf: itsmuesday

Domatesli ekmek (Bize denildiğine göre Domatesli Katalan Ekmeği) Fotoğraf: itsmuesday

Yukarıda görmüş olduğunuz bir dilim domatesli ekmek size çok sıradan gelebilir. Bu ekmek elde hazırlanmış sarımsak sosu ve zeytinyağı ile harmanlanınca bildiğiniz pizza oluyor. Dışı çıtır, orta kısmı yumuşak güzel bir başlangıç. 

Yeşil elmalı Sezar Salata - Fotoğraf: itsmuesday

Yeşil elmalı Sezar Salata – Fotoğraf: itsmuesday

Sezar salatasını pek çok yerde yedim ancak böylesine mükemmel lezzette olanını tatmadım. Şu ana kadar yediğim en orijinal Sezar salatası, pita üstünde, yeşil elmalar ve balzamik sos ile harmanlanmış bir salata. Yemesi de bir o kadar keyifliydi. Domatesli ekmek için kullanılan sarımsak sosu ile de bir iki kez denedim o şekilde de başarılıydı.

Yeşil elma ve Balzamik krema ile harmanlanmış Sezar salata Fotoğraf: itsmuesday

Yeşil elma ve Balzamik krema ile harmanlanmış Sezar salata Fotoğraf: itsmuesday

İspanya‘da yeşil salata anlayışı biraz farklı sanırım… Normalde yurt dışında yeşil salata desem cidden yeşillik gelirdi önüme… İspanya’da yediğim her yeşil salata rengarenkti! İçindeki zeytinler de bir o kadar lezzetli oluyor; ancak İspanya’daki soğanların hiçbirini beğenmedim. Soğanın tadı ve aroması bana göre değildi. Yine de bir bütün olarak bakıldığında gayet başarılı.

Yeşil Salata - Mussol - Fotoğraf: itsmuesday

Yeşil Salata – Mussol – Fotoğraf: itsmuesday

Yeşil Salata - Mussol - Fotoğraf: itsmuesday

Yeşil Salata – Mussol – Fotoğraf: itsmuesday,

Gelelim ana yemeğe!!! Keçi peyniri soslu biftek! O kadar lezzetli duruyordu ki az daha hiç fotoğraf çekemeyecektim! Neyse ki son dilimi yakalayabilmişim! Sıcak bifteğin üzerinde erimiş keçi peyniri ve balzamik sos… Mükemmel bir tat veren fesleğen! Mussol hem güler yüzlü elemanları hem de mükemmel lezzetleri ile 10 üzerinden 10 aldı benden 🙂

Bitmekte olan keçi peynirli et - Mussol - Fotoğraf: itsmuesday

Bitmekte olan keçi peynirli et – Mussol – Fotoğraf: itsmuesday

Bizi, Facebook, Twitter ve Instagram hesabımızdan takip etmeyi unutmayın 🙂

itsmuesday@gmail.com

Mercat de Sant Josep de la Boqueria – Barselona

Mercat de Sant Josep de la Boqueria, turistlerin daha çok bildiği bir ad ile La Boqueria… 1217’den beri gündemde olduğu belirtilen bir market… Hatta kendi internet sitesinde “Gastronomic Temple” olarak geçiyor… Çok da doğru bir tespit, ne yiyeceğinizi ne içeceğinizi şaşırıyorsunuz! Adeta renklerin birbiri ile dans ettiği bir market. (Fark ettiniz mi bilmem ama market İspanyolca’da Mercat demek bu “a” ve “e”ler yeterince kafamı karıştırdı sanırım) La Boqueria’ya geri dönersek; Barselona’nın en turistik sokaklarından biri olan La Rambla üzerine konumlanan bu açık market, meyvelere, sebzelere, çeşitli etlere, atıştırmalıklara ev sahipliği yapıyor. Özellikle meyve sularına aşık olduğun bir market. Hindistancevizi ve ananas suyu favorim! Her daim gittiğimde mutlaka içerim!

La Bouqeria - Meyveler Fotoğraf: itsmuesday

La Bouqeria – Meyveler Fotoğraf: itsmuesday

İlk girişte sizi meyve bölümü karşılıyor. Birçok meyveci mevcut, bu meyvecilerin önünde de meyvesuları tabiki..

Kızarmış tavuk, kalamar, patates kroket... Kısacası mükemmel kızarmış atıştırmalıklar! La Bouqeria - Fotoğraf: itsmuesday

Kızarmış tavuk, kalamar, patates kroket… Kısacası mükemmel kızarmış atıştırmalıklar! La Bouqeria – Fotoğraf: itsmuesday

Eğer vaktiniz yoksa, bir yere oturup yemek yemektense ayakta atıştırmak istiyorsanız, ve tabiki Barselona’daysanız, hiç durmayın hemen La Ramla üzerinden La Bouqeria’ya koşun. Rengarenk bir cümbüşün içinde küçük atıştırmalıklarla farklı lezzetlere doyun!

Denizden babam çıksa yerim mi diyorsunuz? Buyrun... La Bouqeria - Fotoğraf: itsmuesday

Denizden babam çıksa yerim mi diyorsunuz? Buyrun… La Bouqeria – Fotoğraf: itsmuesday

Deniz ürünlerine doydum!!! Omega kapsamında da bol bol depo yaptım sanırım.

Meyveler ve Kuruyemişler La Bouqeria - Fotoğraf: itsmuesday

Meyveler ve Kuruyemişler La Bouqeria – Fotoğraf: itsmuesday

Kuruyemişler ve düzenlenme şekilleri! Renkler beni benden alıyor! Ancak bu kısım Türkiye’de daha geniş tabi ki 🙂 Eklemeden de geçmeyelim… Eee yemekleri yedik, meyvemizi de yedik, kuruyemişimizden de denedik… Ama canımız tatlı çekti.. Buyrun efendim süper şekerlemeler sizlerle birlikte!

Uzun lafın kısası, La Bouqeria çok kalabalık olmasına rağmen gidip görülmesi gereken bir pazar yeri, sabah saatlerinde giderseniz çok fazla kalabalık olmaz ancak çok da erken gitmeyin malum saat 9-10 gibi bir çok yer açılıyor. Sanırım erken gittiğimden dolayı La Rambla’daki performans sanatçılarını göremedim ve bu beni üzdü…

Sevgiyle kalın ^^

Şekerleme La Bouqeria - Fotoğraf: itsmuesday

Şekerleme La Bouqeria – Fotoğraf: itsmuesday

Bizi, Facebook, Twitter ve Instagram hesabımızdan takip etmeyi unutmayın 🙂

itsmuesday@gmail.com

İkibana Barselona – El Born

İspanya‘ya ilk ziyaretimde Poble Nou tarafında uzak doğu mutfağının tadına bakmıştım. Özellikle deniz ürünlü yemeklere hayran kalmıştım. Bu sefer de El Born bölgesinde İkibana adlı restoranda aldım soluğu. Tabi ki yine ağabeyimin önerilerinden biriydi…

İkibana’ya ulaşım çok kolay, ister metro ister otobüs ile ulaşabiliyorsunuz. H16 Hattı ile ulaşmak mümkün. Aynı zamanda Passeig de Pujades yani konakladığım caddeye 10 dakikalık yürüme mesafesinde. 

İkibana’ya vardığımızda şanslıydık ki bir adet masa mevcuttu. Bu masaya yönlendirildik ve menüyü incelerken soda ile başlangıcımızı yaptık. Özellikle belirtmek isterim ki limonun o kadar hoş bir kokusu vardı ki, hiç bu kadar fazla kokan limon görmemiştim. Yalnız bu sodayı pek beğenmedim, Badoit olarak geçiyor ancak benim favorim İspanya’da Vichy Catalan… Bu soda bir harika! Neyse İkibana’ya geri dönelim.

İspanya sodalarından Badoit Fotoğraf: itsmuesday

İspanya sodalarından Badoit Fotoğraf: itsmuesday

Menüyü incelerken, şahane limon kokulu sodamdan yudumluyordum! Yakitori ile Tavuk (Chicken) Katsu almaya karar verildi!

İkibana Yakitori, ve yanında pilavı Fotoğraf: itsmuesday

İkibana Yakitori, ve yanında pilavı Fotoğraf: itsmuesday

İkibana Chicken Katsu Fotoğraf: itsmuesday

İkibana Chicken Katsu Fotoğraf: itsmuesday

İki yemek de çok kısa bir sürede masaya ulaştı. İspanya bu konuda rekor kırar diye düşünüyorum. Yemekler o kadar hızlı çıkıyor ki aklım almadı…

İki tabak da görüntüsü kadar lezizdi! O kadar çok doymuştum ki şımarıklığımdan yemeğe devam ettim. Yemeğin yanında söylenen pilavın sunumu da bir o kadar sevimliydi. Dekordan sunuma her şey harikaydı. İspanya daha doğrusu Barcelona yemek kapsamında kesinlikle yanıltmadı. Her şey o kadar taze o kadar lezzetliydi ki, seyahat fotoğraflarımın çoğunu yemek oluşturdu bu sebeple… 

Pilav Fotoğraf: itsmuesday

Pilav Fotoğraf: itsmuesday

Eğer ki yolunuz Barselona’ya düşerse İkibana‘ya mutlaka uğrayın, mutlaka güzel menüsünden bir iki tabak tadın. Fiyatların da makul olduğu ancak sokak restoranlarına göre biraz daha pahalı olduğu bir mekan ama en fazla 2-3 Euro farkediyor, bu sebeple çok büyük bir fark olduğunu düşünmüyorum. İkibana farklı ülkelerde Uzakdoğu mutfağını deneyimlemek isteyenlere önerebileceğin bir restoran oldu. Listemin üst sıralarında yer alacak…

İkibana servisi :) Fotoğraf: itsmuesday

İkibana servisi 🙂 Fotoğraf: itsmuesday

Bizi, Facebook, Twitter ve Instagram hesabımızdan takip etmeyi unutmayın 🙂

itsmuesday@gmail.com

Pizzeria del Barri Barcelona – 2015

Uzun zaman olmuştu, bu güzel İspanya şehirlerinden Barselona’ya gitmeyeli. En son 2012 yılında ziyaret etmiştim ailemle birlikte… Bu üçüncü ziyaretimdi ve her üç ziyaretimde de farklı bir tat aldım Barcelona’dan… Bu seferki ziyaret daha çok “yemek” üzerine inşa oldu istemsizce ama mükemmeldi, çok güzel lezzetler vardı, farklı tatlar güzel bir armoni yarattı.

Park Güell’den Sagrada Familia’ya, Barceloneta’dan Poble Nou’ya birçok yeri tekrardan ama farklı bir şekilde deneyimledim.

Passeig de Pujades üzerindeydi konaklama yeri, çok merkezi bir konuma sahip olduğundan dolayı birçok yere ulaşım mevcuttu ve kolaydı. Otobüs, tramvay, metro… hepsini kullandım…

Ancak belirtmek isterim ki özellikle cadde üzerindeki restoranlar çok başarılıydı. Bütün yemekler mükemmeldi özellikle Pizzeria del Barri, caddenin sonuna doğru konumlanan bir restoran, her türlü yemeği ile beni benden aldı.

İlk günün öğlen yemeği kapsamında, Sarımsaklı pizza hamuru, greek salata ve patatas bravas yedik. Ee Barselona dendi mi patatas bravas’sız olmaz! O her şekil denenecek…

Ağabeyim derdi ki İspanya’da bir yere oturup oturmayacağına karar verirken menüye bak fotoğraf olmasın ve insanlara bak kalabalık olsun hatta sıra bekle! Bu öğüt sayesinde hiç ama hiç yanılmadım! 

Evet küçük öğütten sonra gelelim Pizzeria del Barri yemeklerine…

Garlic Bread… Aslında Pizza hamuruna yapılmış sarımsaklı ve baharatlı ekmek. Mükemmel ötesi. Çıtır çıtır ve taptaze!

Garlic Bread from Pizzeria del Barri! Barselona Fotoğraf: itsmuesday

Garlic Bread from Pizzeria del Barri! Barselona Fotoğraf: itsmuesday

Sırada Greek Salad var! Balsamic sosu ile mükemmel bir tattı! Soğan, beyaz peynir, zeytin salatalık…

Greek Salad Fotoğraf: itsmuesday

Greek Salad Fotoğraf: itsmuesday

Patatas Bravas’ın bir parçası! =)

Patatas Bravas Fotoğraf: itsmuesday

Patatas Bravas Fotoğraf: itsmuesday

Barcelona’da en çok özleyeceğim yerlerden biri burası, Pizzeria del Barri! En ama en çok sevdiğim tabi ki La Paradeta’dan sonra! La Paradeta ne mi? Takipte kalın 😉

Bizi, Facebook, Twitter ve Instagram hesabımızdan takip etmeyi unutmayın 🙂

itsmuesday@gmail.com