Çanakkale – Yenice 1. Bölüm

Bayramlarda genellikle tatile çıkarım. Gidemediğim yerlere giderim, genellikle yurtdışını tercih ederim. Hayatımda önemli değişiklikler olduktan sonra ailem ile vakit geçirmek istedim. Anneanem, dedem, dayım… Hepsi kocaman bir evde Çanakkale’de yaşıyorlar. Sekiz tane köpek ile birlikte evet tam sekiz adet şirin köpek ile birlikte…

Onları hem çok özledim, hem de hasta olduktan sonra biraz stres atmak için huzur dolu bir yere ihtiyacım olduğunu hissettim, yani ailemin yanını… Nitekim ihtiyacım olan tek şey moral, bol bol gülücük ve tebessüm…

Yolculuğum sırasında o kadar sevimli görüntülerle karşılaştım ki, resmen mutluluk ve huzur depom doldu. Köpeklerle anlaşamadığımı sanıyordum, tam aksine iki tane kocaman Sivas Kangala aşık oldum, çok yaşlı bir Golden’ın gözlerinde huzur buldum, daha minicik olan bir yavruyu kucağımdan indirmedim.

Anneannemin aksanı, adımı telaffuz edememesi… Dayımın hayata bakış açısı, kuzenimin komik hikayeleri… Hepsi çok güzeldi. Beni en ama en çok üzen şey ise canım dedemin aradan geçen yıllardan sonra beni tanıyamaması oldu. Artık malesef eskisi gibi değil, aklı tamamen gitmiş durumda. Arada ismimi hatırladı ama kimin kızı olduğumu bilemedi malesef, gidene kadar da torunu olduğumu anlayamadı ama olsun onun varlığı yeter…

Gelelim gezimde gözlemlediklerime… Biz İstanbul’da aslında yaşamıyoruz, yaşamın tadına varamıyoruz. Mutluluğu tam olarak tadamıyoruz. Kaosa o kadar alışmışız ki, onsuz yaşayamaz olmuşuz…

Günlük rutinimi anlatayım.

  • Sabah taze yumurta, tavuğun altından, haşlanır yenir. Güzel bir kahvaltı yapılır.
  • Dağa yürüyüşe çıkılır, Kaz Dağı’nın eteğinden başlanır 1500 metrelik tırmanma parkuru bitirilir.
  • Evde güzel bir kahve keyfinin ardından bahçedeki köpekler özenle sevilir, küçük olanlar kucaklanır.
  • Öğlen yemeği
  • Az bahçede koşuştur
  • Dinlen
  • Yine koştur.
  • Biraz köpek sev.
  • Köyde, dağda gez.
  • Akşam yemeği
  • Bahçede sohbet, köpekleri sevmece…

Böyle gidiyor bu rutin ama insan huzur doluyor. Farklı bitkiler, farklı böcekler, farklı bir doğa var. Çevre sizi etkiliyor… Şimdi fotoğraflar üzerinden devam edelim.

Öncelikle İDO Hızlı Feribot ile Bandırma’ya kadar bir yolculuk yaptık ve dayım gelip bizi oradan aldı. Haliyle aç olduğumuz için de Çanakkale – Çan’da konumlanan, belki de hayatımda en lezzetli mercimek çorbasını içtiğim esnaf lokantası olan Cemil Usta’ya götürdü. Buradaki yemekler cidden efsane kategorisine giriyor.

Öncelikle yol üzerindeki manzaramızı paylaşmak istiyorum.

Günebakan - Ayçiçekleri

Sürekli böyle bir yoldan gittiğinizi düşünün, insan renklerde huzur buluyor. Fotoğraf: itsmuesday

Şimdi gelelim Cemil Usta’nın incilerine… O kadar samimi o kadar sevimli ki. Esnaf lokantasının A’dan Z’ye hali. Hayatımda bu kadar lezzetli bir mercimek çorbası daha içtiğimi hatırlamıyorum. Rahatsızlığımdan ötürü normalde kesinlikle içemeyeceğim bir çorbayı 5 saniyede bitirdim resmen.

Mercimek Çorbası

Cemil Usta’nın müthiş mercimek çorbası. Çanakkale Çan’a yolunuz düşerse içmeden geçmeyin. Fotoğraf: itsmuesday

Tam gaz devam. Sevgili kuzenim hemen işkembe – kelle paçaya yumuldu 🙂

Cemil Usta Kelle Paça Çorbası

Sadece mercimek ile kalmıyor kelle paçanın da tadına bakıyoruz. Fotoğraf: itsmuesday

Bu yemeğin tam adını bilmiyorum ama köfte, sebze ve kaşar karışımı bir yemek. Görüntüsü bile acıktırıyor.

Sebzeli Köfte

Sebzeli Kaşarlı Köfte Yemeği. Fotoğraf: itsmuesday

Cemil Usta Sandalye

Ve Cemil Usta’nın mükemmel sandalyeleri… Fotoğraf: itsmuesday

 

Bizi, Facebook, Twitter ve Instagram hesabımızdan takip etmeyi unutmayın 🙂

itsmuesday@gmail.com

Reklamlar

Parfüm Koleksiyonum

Parfüm Koleksiyonum

Parfüm Koleksiyonum Fotoğraf: itsmuesday

Parfümünüzü çok sık değiştirmeyin derler, nitekim koku, hatıraların en fazla kalıcı olmasını sağlayan unsurlardan biridir. Ancak ben bir parfüm manyağı olarak ruh halime göre sürekli parfüm değiştiririm. Yukarıdaki fotoğrafta gördüğünüz parfümler favori parfümlerim (Michael Kors – Sexy Amber‘i eklemeyi unuttum). Issey Miyake’yi sürekli yanımda taşıyorum. Zaten görüldüğü üzere çanta boyu. Burberry Body‘i ise günlük hayatımda özellikle işe giderken kullanıyorum. Viktor and Rolf ise yıllardır değişmeyen tek parfümüm… Genelde gece kullanıyorum diyebilirim. Gelelim Laline Hindistan Cevizli parfümüme. Bu parfümü San Francisco’dan almıştım. Laline çok şirin bir marka. Çok çeşitli ürünü yok ama içeriklere göre ayırdıkları kategorilerinde parfümden vücut ürünlerine kadar pek çok şey mevcut. Benim bildiğim yer Pier 39’da idi. Çok da hafif bir hindistan cevizi parfümüdür. Günlük hayatta kimseyi rahatsız etmeden kullanılabilir.

Şu anda ise istediğim parfümler arasında;

  • Gucci Guilty
  • YSL Black Opium

bulunmakta. Bir nevi mini wishlist diyelim.

Bizi, Facebook, Twitter ve Instagram hesabımızdan takip etmeyi unutmayın 🙂

itsmuesday@gmail.com

Son Zamanlarda Kullanmaya Başladığım Ürünler

Kullandığım Ürünler

Son zamanlarda kullandığım ürünlerden bir kesit 🙂 Fotoğraf: itsmuesday

Her ne kadar yaza girmiş olsak da havalar malum, bir yağmur bir yağmur ancak arada sıcaklar da olmuyor değil… Bu kapsamda güneş kremi ve ardından güneş sonrası kremi kullanmak kaçınılmaz. Benim en sevdiğim after sun lotion da Nivea‘nın nemlendirici Aloe Vera’lı güneş sonrası kremi. Bazen kışın bile kullanıyorum, kokusu bana saatlerce yüzdükten sonraki huzurlu halimi hatırlatıyor.

BH Cosmetics Wild Child Far Paleti de son zamanlarda daha fazla kullanmaya çalıştığım bir ürün. Hem daha verimli yorum yazabilmek hem de markayı tanıyabilmek adına. Şu anda orta şekerli anlaşıyoruz kendisiyle.

Rimmel London Apocalips! Şu an hangi renk olduğunu tam hatırlamıyorum ama celestial olması gerek diye düşünüyorum. Gül kurusu pembe dediğimizden. Kendisi ile yeni tanıştık ama çok iyi anlaştık. Bu seriyi sevdim diyebilirim. Yanımda taşıdıklarım arasında yer almıştır.

Eucerin el kremini İspanya’dan gelen abimden istemiştim. Ellerimi en yumuş yapan krem şu ana kadar budur. Çok da zor el kremi beğenirim. Bizim ailenin takıntısıdır el kremi. Olmazsa olmazımızdır hatta evde el kremi yoksa herhangi bir krem el kremi olarak kullanılır. O eller kremlenecek!

Desert Essence Tropical Breeze Deodorant… Hem artıları hem eksileri olan bir ürün. En öncesi sağlıklı bir ürün ama efektif değil. Paraben yok, Alüminyum yok, bir sürü zararlı madde yok içinde ancak kesinlikle diğer deo stickler gibi değil. Kesinlikle işlevini yerine getirmiyor diye düşünüyorum yani bende işe yaramadı. Ancak şu bir gerçek ki koltuk altı sararması yaşarız çoğumuz kullandığımız ürünlerdend olayı, bu stick resmen aydınlatıcı görevi gördü diyebilirim. Bu sebeple sevdim.

Gelelim en sürprizleri yaşadığım ürüne. Annem her zaman beni zorla English Home‘a sokar. Ben de sağa sola bakınırken bu kolonyaları koklamaya başladım. Aman tanrım! “SOFT” adı altındakine bittim, bittim… Felaket güzel bir koku. Ellerimi de kurutmadı kolonya gibi. Arada kullanıyorum hatta özellikle makyajdan sonra bir tur kullanıyoruz 🙂

 

Bizi, Facebook, Twitter ve Instagram hesabımızdan takip etmeyi unutmayın 🙂

itsmuesday@gmail.com

Far Paletlerim ve Victoria’s Secret İndirim Alışverişim

Geçenlerde Cevahir Alışveriş Merkezi‘nde gezerken gözüme takılan Victoria’s Secret indiriminden birkaç ürün almak istedim. Çok fazla kaliteli makyaj ürünleri olduğunu düşünmüyorum ancak kokusu ve “tadı” (evet malesef tadı) belki aroması da denebilir, hoşuma gittiğinden dolayı iki lipgloss ve bir adet de dudak yağı (lip oil) aldım. Açıkçası lipglosslar çok yapışkan hissi yarattı bende ama rujun üzerine hafif uygulanabilir. Bu kapsamda sorun çıkarmayacağını düşünüyorum. Diğer bir yandan da lip oili kesinlikle çok beğendim, dudaklarımın sürekli çatlayıp soyulduğunu düşünürsek çok işime yarayacak gibi görünüyor.

Far Paleti

Far Paletlerimin hemen altında konumlanan Victoria’s Secret ürünlerim. Far Paletlerim ise Smasbox, The Balm, BH Cosmetics ve e.l.f olarak sıralanabilir, detaylar geliyor… Fotoğraf: itsmuesday

Şimdi gelelim far paletlerime. Öncelikle fotoğraftan da görüldüğü üzere far paletlerim çok tozlu, farların kendi tozundan kaynaklanıyor. Günlük olarak temizlesem de, BH Cosmetics far paletim ve the Balm far paletim hariç diğer iki paletim (smasbox ve e.l.f) inanılmaz derecede tozlanıyor. Hafif nemli bir fırça ile uygulamak daha mantıklı olur diye düşünüyorum ancak her sabah o kadar detaya girecek vaktim olmuyor malesef.

1. Smashbox Full Exposure Palette: Karşımızda parabensiz ve sülfatsız bir far paleti var. Çikolata kahverensinden, Silver Pearl’e kadar birçok renk var evet ancak hayatımda bana en fazla hayal kırıklığı yaratan palet bu olmuştur malesef. Nitekim çok fazla tozlanıyor. Hiç kalıcı değil. Pigmentler uçuşuyor resmen. Rengi yakalamak için üstüste uygulama yapmak zorunda kalıyorum. Tek beğendiğim, inanılmaz güzel olan fırçası… Bir daha almayı düşünmediğim bir ürün.

2. e.l.f. Studio Baked Eyeshadow Palette (Texas): Orta sıklıkta kullandığım bir far paleti, renkleri orta derecede veriyor. Yoğunluğu açısından biraz zayıf ancak çok sedefli olduğundan dolayı seviyorum parlak parlak duruşunu. Yine smashbox gibi çok tozlanıyor. Ayna büyüklüğü açısından seyahatlerde ideal.

3. the Balm Nude: İşte bu benim aşkım dediğim palet, ikinci paletimi kullanıyorum diğerini bitirdim. Her gün hem iş makyajımda hem de günlük hayatımda gittiğim yerlerde olsun sürekli kullandığım palet. Renkleri muhteşem. Tozlanma neredeyse sıfır. Kesinlikle bittikçe alacağım bir palet. Çok memnunum. İstediğim her makyajı yapıyorum neredeyse.

4. Wild Child Baked Eyeshadow Palette: Parabensiz ve Oil Free bir far paleti. Tozlanıyor ama abartı derecede değil. Evet renkleri kapsamında da çok memnunum bana göre e.l.f paletimin bir değişiği. Ancak kesinlikle the Balm paletim gibi olamaz diye düşünüyorum şimdilik. Henüz çok fazla denemedim. İki rengini denedim ve memnun kaldım. İlerleyen dönemde daha detaylı yorum yapabileceğim.

Far Paletlerim

NUDE Paletim (the Balm) ve biraz da BH Cosmetics… Fotoğraf: itsmuesday

Bizi, Facebook, Twitter ve Instagram hesabımızdan takip etmeyi unutmayın 🙂

itsmuesday@gmail.com