Vitacost Online Alışverişim ve Kiehl’s Alışverişim

Şu sıralar ürünlerim beklemediğim bir hızla tükendi. Özellikle memnun kaldığım ürünleri çok kullanır oldum. Daha önce “bu” yazımda da memnuniyetimden bahsetmiş olduğum Kiehl’s Cucumber Herbal Alcohol Free Toner‘ım bitmişti. Evde biten ve Kiehl’s e götürülmeyi bekleyen boş ürün kutularım da vardı. Biliyorsunuz ki Kiehl’s bu kutuları değerlendiriyor. Aynı zamanda size küçük hediyeler veriyor. 3-5-10 boş kutu götürdüğünüzde farklı hediyeler alıyorsunuz. Bu bağlamda hem boş kutularımı götüreyim hem de peeling ve tonik alayım dedim.

Akmerkez’de konumlanan Kiehl’s mağazasında aldım soluğu, biten Rare Earth Pore Cleansing Masque ve Epidermal Re-Texturizing Micro-Dermabrasion Peeling‘in kutularını verdim. Bu iki ürünü burnumun üzerinde konumlanan siyah noktalara ve gereksiz yağlanmaya karşı almıştım. Ancak düşündüğüm gibi verimli olmadılar. Özellikle hassas olan cildime iyi gelmedi Epidermal Re-Texturizing Micro-Dermabrasion Peeling. Normalde Kiehl’s ürünlerini koşulsuz beğenirim ama bu iki ürün pek de beğenmediklerim arasında yer aldı. Sanırım tümüyle yağlı ciltlere göre üretilmiş ürünler… Benim cildim bazen garip tepkiler verebiliyor. Bu ürünü de sadece burnumun üstüne kullanıyordum, diğer kısımlar çok kuru çünkü… (Ürünlerle ilgili detaylı bilgiyi Kiehl’s Türkiye websitesinde bulabilirsiniz) Aynı zamanda eklemek isterim ki Kiehl’s markasının mağaza tasarımlarını çok seviyorum, ambalaj tasarımlarını da… Ayrıca en kısa zamanda Kiehl’s parfümlerinden de alacağım, inanılmaz beğendim, kasanın önünde beni cezbettielr hemen!

Aslında bu yazıda sadece Kiehl’s alışverişimden bahsetmeyeceğim. 14 Mayıs 2015’te yurtdışından gerçekleştirmiş olduğum Organik Hindistan Cevizi ve Hintyağı alışverişime de değinmek istiyorum.

DSC01459

Soldan Sağa sırayla 1. Vitacost Certified Organic Coconut Oil, Extra Virgin 2. Kiehl’s Cucumber Herbal Alcohol Free Toner 3. Kiehl’s Over-Night Biological Peel 4. Home Health Castor Oil ve küçük olanlar da Kiehl’s tarafından verilen testerlar hatta biri parfüm! Yihuuu Fotoğraf: itsmuesday

Malumunuz yurtdışından kozmetik alışverişi yasaklandı yasaklanalı hüsran içindeyiz. Bu cümleyi çok kez duyduk, duymaya da devam ediyoruz nitekim birçok ürün ve marka hala Türkiye’ye gelmedi, uzun bir süre de gelmeyecek gibi gözüküyor. Bu sebeple kimi zaman yurtdışına çıktığımda (aslında her yurtdışına çıkışımda) kozmetik ağırlıklı bir alışveriş skalam oluyor. Burada olmayan ve denemek istediğim ürünleri almaya özen gösteriyorum.

Bu sefer kozmetik statüsüne girmese de saç bakımı kapsamında da kullanılabilecek bir alışveriş gerçekleştirdim. Nitekim bu söylediğim ürünler sağlıklı yağlar… Vitacost.com’dan organik hindistancevizi yağı ve Castor yani Hint Yağı alışverişi yaptım. Tabi ki kargolama süreci kapsamında gümrükte takılır mı diye düşünmedim değil ama şanslıydım ve takılmadı ve mutluyum! Ama bir daha söylersem belki takılabilir, sanırım bu biraz şans işi… Aynı zamanda internet üzerinden yaptığım ilk yurtdışı alışverişiydi bu sebeple detaylardan ziyade kargonun elime ulaşıp ulaşmamasıyla ilgilendim.

27 Mayıs günü elime ulaşan kargodaki yağları hemen kullandım! Hemen denedim! Hemen aşık oldum! Hindistan cevizi bu kadar mı güzel kokar yahu! Değerlendirmelerime gelirsem; özellikle saç ile ilgili çok problem yaşıyorum, ince telli, kuru, kıvırcık ve elektrikli saçlarım var. Evet sanırım daha fazla negatif özellik sayamazdım… İnternette yaptığım araştırmalar ve okumalar sonucunda castor yağı ve hindistan cevizi yağı ile ilgili yapılan bakımları ve yorumları okudum ve denemek istedim.

Vitacost Extra Virgin Certified Organic Coconut Oil Fotoğraf: itsmuesday

Vitacost Extra Virgin Certified Organic Coconut Oil (Yanında ve önünde Kiehl’s ürünlerim :)) Fotoğraf: itsmuesday

Saçlarımı bir kez şampuanladıktan sonra ya da hafif ıslattıktan sonra diplerden uca doğru uyguluyorum. Üzerine ince bir bone geçirip saç kurutma makinesi ile saçımı ısıtıyorum. 5 dakika boyunca bunu yapıp sonra saçımı son kez şampuanlıyorum. Diğer bir yandan göz makyajı temizleyicisi, ayak topuk kremi olarak da kullanmaya başladım bile! Sonuç cidden inanılmaz! Bugün ayın 29’u ve ben bu bakımların hepsini iki güne sığdırıp inanılmaz sonuçlar elde ettim. Bu sebeple önümüzdeki dönemde sürekli kullanımdaki etkilerini de sizlerle paylaşacağım.

Home Health Castor Oil (Yanında da Kiehl's Ürünüm) Fotoğraf: itsmuesday

Home Health Castor Oil (Yanında da Kiehl’s Ürünüm) Fotoğraf: itsmuesday

Gelelim meşhur Castor yağına yani Hint Yağına, şöyleki yine yaptığım araştırmalar doğrultusunda saçı üçlardan köke kadar besleyen bir yağ olduğu iddia ediliyor ve özellikle saç köklerini kuvvetlendirdiği söyleniyor. Tabi ki bunu kısa dönemde görmek, anlamak imkansız ancak eğer kokusuna dayanabilirsem ki gerçekten kokusuz olmasına rağmen fena bir kokusu var! Parabensiz ve Hexanesız olması da ayrı güzel. Bakalım kullanıp yorumlarımı paylaşacağım.

DSC01462

Kiehl’s Over-Night Biological Peel Fotoğraf: itsmuesday

Kiehl’s Cucumber Herbal Alcohol Free Toner ile ilgili yeterince bilgi ve yorum girişi yaptığımdan dolayı size yeni favori Peeling’im Kiehl’s Over-Night Biological Peel ile tanıştırmak istiyorum. Sadece ama sadece 1 gece denedim. Sabah karşılaştığım yumuşaklık efsane 🙂 Uzun süre kullanımda daha verimli yorumlar yazacabileceğimi düşünüyorum ama şimdiden kendisi ile ilişkimiz başladı.

Önemli Not: Benim yurtdışı online alışverişim gümrüğe takılmadı ancak sizinki de takılmayacak diye bir şey diyemem, bunun garantisini veremem, bu sebeple bu bir risk. Söylediğiniz şey her ne olursa olsun, ufak bir kalem bile olsa her şekilde risk var diye düşünüyorum.

Sevgiyle kalın ^^

 

Bizi, Facebook, Twitter ve Instagram hesabımızdan takip etmeyi unutmayın 🙂

 

Reklamlar

Chilai – Sezar Salata

IMG_8813

Fotoğraf: itsmuesday

İnatla Sezar Salata yemeğe devam ediyorum. Biliyorum ki sosu, sonlara doğru içimi bayacak ama yine de yiyorum, aramızdaki ilişkiyi henüz çözebilmiş değilim. İyi mi kötü mü bilemiyorum ama bu sefer manzara sebebiyle gayet hoştu. Bebek Chilai‘da yediğim bu sezar salata dediğim gibi sonlara doğru sosundaki yoğunluk sebebiyle içimi biraz baydı ama manzaranın güzelliği ile bu bayıklık gözardı edilebilecek seviyeye kadar geriledi.

Sunum ve servis başarılıydı, güler yüzlü çalışanlar bizi sevindirdi…

Bir sonraki gidişimde kesinlikle Sezar Salata yemeyeceğim ama…

 

Bizi, Facebook, Twitter ve Instagram hesabımızdan takip etmeyi unutmayın 🙂

 

 

Myeongdong Sokaklarında Lezzet Keşifleri

IMG_5948

İşte adının ne olduğunu kesinlikle hatırlayamadığım el yapımı noodle çorbası… İçine ekstra noodle eklettirebilmek mümkündü… Çok leziz olmasına rağmen hafızamndan silinmiş olmasına inanamıyorum. Tazelemek lazım anıları… Fotoğraf: itsmuesday

Detayları severim; ancak şu anda tek hatırlayabildiğim bu restoranın Myeong-dong ara sokaklarınan birinde konumlanmış olması. Aklıma kalan en büyük özellik ise noodle’lar el yapımı, eğer tabagınızdaki noodle biterse yine eklettirebiliyorsunuz. Bu ücretsizdi…

Çorbası çok ama çok acı, sadece 4 çeşit vardı (yine iyi hatırlıyormuşum) ama ismini cismini unuttum gelmiyor aklıma. Bul deseniz Myeong-dong’da bulamam. Ama azim… Sorup soruşturacağım; çünkü yediğim en leziz yemeklerden biriydi. Acı olmasına rağmen ağlaya ağlaya yedik 🙂

 

Bizi, Facebook, Twitter ve Instagram hesabımızdan takip etmeyi unutmayın 🙂

 

School Food 스쿨푸드

IMG_0024

Kremalı Mantar Sosu ile hazırlanmış bir tteokbokki! İnanılmaz bir lezzet! Fotoğraf: itsmuesday Myeong-dong’daki School Food’da yemiştik…

School Food’u tesadüfen bir Kore kanalı izlerken görmüştüm diye hatırlıyorum; çünkü giderken mutlaka School Food’da kesinlikle bir şeyler yiyeceğim diye mızmızlanıyordum. İyi ki de mızmızlanmışım çünkü dünya lezzetlerinin dokusunu Kore mutfağı ile harmanlayan School Food, şu ana kadar yediğim en güzel tteokbokki‘lerden birini sundu bana.

Kore’ye giderseniz hoş atmosferi ile de size keyifli bir yemek sunacak olan School Food’a mutlaka gitmenizi öneririm.

 

Bizi, Facebook, Twitter ve Instagram hesabımızdan takip etmeyi unutmayın 🙂

 

KTO TURKEY – WOW KOREA SUPPORTERS BULUŞMASI

Kore Kültürüne olan ilgimi duymayan kalmamıştır sanırım, nitekim bir Kore firmasında da çalıştığım için bu kültürü her gün deneyimleyen bir kişiyim diyebilirim. Bu kapsamda Türkiye ve Kore arasındaki ilişkilerin güçlenmesini, kültür alışverişinin gerçekleşmesini istiyor ve destekliyoruz. Özellikle belirtmek istiyorum ki sadece popüler kültür değil, tarihten beslenen genel ve geleneksel kültürün de bir dolaşıma uğramasını istediğimi belirtmek isterim.

Korea Tourism Organization’ın Türkiye şubesi de bu bağlamda bize imkan sunuyor. Kore Kültürü’nü tanıtırken bir yandan da etkinlikler düzenleyerek uzakta bile olsak bu kültür ile ilgili olan unsurları deneyimlememizi sağlıyor.

KTO Türkiye’nin WOW Korea Supporters adı altında, Kore turizmini “promote” etmek adına toplanmış küçük bir gönüllü grubu var. Bu grup zaman zaman toplanıyor ve çeşitli konular kapsamında toplantılar gerçekleştiriyor, fikir alışverişi yapıyor. Ben de bu gönüllüler arasında yer alıyorum.

Bu yazımda da bir WOW Korea Supporter olarak toplantımızdan çeşitli görüntüler paylaşacağım sizinle! Çeşitli görüntülerden kastım tabi ki Kore Yemekleri! Hihoho! ^^

Öncelikle yemeklerden gidelim. Yemekli toplantılar güzel olur, hem yer hem de konuşuruz!

IMG_2087

Bu benim de Korecesini bilmediğim bir meze, soslu brokoli ve karnabahar diyebilirim. Fotoğraf: itsmuesday

Toplantımızı daha önceki yazılarımda da bahsettiğim Seorabeol Kore Restoranı‘nda gerçekleştirdik. Bu restoranın en önemli özelliği grup toplantıları için özel odaları olması. Kore’de genellikle iş çıkışı bütün departman böyle odaları tercih ederek bir odayı kapatıyor ve birlikte yemek yiyip eğleniyorlar.

IMG_2088

Bunun da adını bilmiyorum en kısa zamanda öğreneceğim. Eğer bilen varsa ve beni bilgilendirirse çok sevinirim. Ancak altındaki turplar sebebiyle bir tür kimchi olduğunu düşünmekteyim. Fotoğraf: itsmuesday

Hep mandudan bahsettim, bu sefer size mandunun iç kısmından bir görsel sunacağım haha 🙂 Isırdım ve fotoğrafladım.

IMG_2089

Bildiğimiz meşhur Mandu Fotoğraf: itsmuesday

Mandu ister kızartma ister haşlama olarak sunuluyor. “Buradan” mandu tarifine ulaşabilirsiniz…

IMG_2090

Veeee mandunun içi! Fotoğraf: itsmuesday

Ve kendisi için ayrı bir yazı açılmasını hak eden gönüllerin Kore yemeği: Tteokbokki (떡볶이) yumuşak pirinç kekinden yapılan tteokbokki çeşitli baharatlarla çeşnilendirilerek sunuluyor. Burada gördüğünüzde balık keki de mevcut. Bol acılı ^^ Çok acı! Ama tabi ki nyam nyam

IMG_2092

En acılısından tteokbokki, eğer tteokbokki seviyorsanız acı yiyebiliyorsunuz demektir. Fotoğraf: itsmuesday

İşte tek başına böyle gözüküyor… Yumuşak ve yenilebilitesi çok! ^^ Bir daha nyam nyam

IMG_2097

Fotoğraf: itsmuesday

Kimbap ya da bazı kaynaklara göre gimbap, görünümü suşi gibi evet ama içeriği farklı. Ispanak, salatalık, danmuji, sosis, havuç gibi bir içeriği var ve değişiklik gösterebiliyor.

IMG_2098

Kimbap Fotoğraf: itsmuesday

IMG_2099

Kimbap zoom zoom Fotoğraf: itsmuesday

Ve güzelim Japchae: Tatlı patates noodle’ından yapılan bir yemek. Baharatlı… Susam yağı ile kızartılan noodlea et ve çeşitli sebzelerin eklenmesi ile yapılıyor. Sebzelerin ince ince doğranması makbul 🙂

Japchae! Fotoğraf: itsmuesday

Japchae! Fotoğraf: itsmuesday

Kore yemeği denince aslında akla birçok şey geliyor benim için… Seorabeol Kore Restoranı hem atmosferi hem de yemeklerinin lezzeti ile bizi çok iyi ağırladı. Çok eğlenceli bir akşam geçirdik ve güzel şeyler konuştuk. Umarım ki ileride Kore turizmi adınfa güzel bir promotion kampanyası çıkartabiliriz.

Hadi en kısa zamanda görüşmek üzere XOXO

 

Bizi, Facebook, Twitter ve Instagram hesabımızdan takip etmeyi unutmayın 🙂

Kore Kozmetik Markaları Arasında Favori Ürünlerim Vol. 1

Öncelikle Kore Kozmetik hatta renkli kozmetik markaları kapsamında biraz bilgi vermek istiyorum. Kore, bu kapsamda bence yurtdışından hiç ürün ithal etmese bile kendi kendine yetecek bir kapasiteye sahip. Çılgın gibi kozmetik ürünü tüketiminin gerçekleştiği bir ülke ve bu kapsamda herhangi bir cinsiyet ayrımı yok, erkekler de kısmen makyaj yapıyor ya da bakıma önem veriyor denebilir.

Kore Kozmetik ürünleri kapsamında en popüleri tabi ki BB krem. BB krem Kore’nin birçok şey katarak geliştirdiği ürünlerden biri (Önce Avrupa’da çıktığını “bu” yazımda belirtmiştim). Aynı zamanda Kore’de cilt bakım rutinleri de öyle hemen yüz yıkayıp krem sürmekle bitmiyor. Dıştan yapılan uygulama çok fazla. Serumundan, leke gidericisine, beyazlatıcı özelliği olandan, siyah nokta soyucusuna kadar spesifik detaylı birçok ürün var… Benim sevdiklerimi ise sizlerle paylaşmak istiyorum.

Olmazsa olmaz ekibimle sizi tanıştırmak isterim; Tabi aynı zamanda markalardan da bahsedeceğimi ekleyeyim…

1. Etude House Precious Mineral BB Cream Blooming Fit: Favori BB kremim, her şekilde tek geçerim. Şu ana kadar en sevdiğim kozmetik ürünü. Bütün ürünler arasındaki favorim. Beyaz tene uygun. Cildimi rahatsız da etmedi. Kesinlikle 3-5 tüp alacağım bir bb kremdir. Ancak içinde parfüm var 😦 Ürünün bana göre eksisi bu…

Zaten mağaza tasarımından ambalaj tasarımına kadar bütün detayların en ince şekilde düşünüldüğü bir marka Etude House, şu şirinliğe şu güzelliğe bakar mısınız! Bu Sinchon'daki şubesiydi... Fotoğraf: itsmuesday

Zaten mağaza tasarımından ambalaj tasarımına kadar bütün detayların en ince şekilde düşünüldüğü bir marka Etude House, şu şirinliğe şu güzelliğe bakar mısınız! Bu Sinchon’daki şubesiydi… Fotoğraf: itsmuesday

2. MISSHA Super Aqua Cell Renew Snail Sleeping Mask: Salyangoz serisinden gece maskesi, uyumadan önce hafif bir şekilde uygulayıp sabah siliyorsunuz. Silmeseniz de olur nasıl olsa yüzünüzü yıkadığınızda çıkıyor. Ama bütün gece cildi besleyip cilde güç kazandırıyor. Cildi hem yeniliyor hem de nemlendiriyor. Aynı zamanda hafif bir krem maske formunda. Uygulaması kolay ve rahatsız edici değil. Missha Türkiye sitesinden edindiğim bilgi kapsamında %40 oranında salyangoz sıvısı içeriyormuş.

3. Herhangi Bir Kore Markasının Kaş Jileti: Bu kaş jiletleri inanılmaz bir şey yahu! Kaşınızı 2 dakika da şekillendirebiliyorsunuz. Mesela The Face Shop’unkine “buradan” bakabilirsiniz.

4. Banila.Co Radiant CC Cream: Bu CC Cream için Kore’ye gidebilirim çok ciddiyim, sırf bunun için gidebilirim o kadar seviyorum. Cilde verdiği hafif ışıltı, cilt tonunu eşitlemesi… İster baz ister renk eşitleyici olarak kullanılabilir. Aydınlatıyor, nemlendiriyor ve canlı bir görünüm kazandırıyor. İki sezon kullandım, en memnun kaldığım CC Kremdir…

5. The Face Shop Real Nature Mask Serisi: Meşhur Kore maskelerinden en çok sevdiğim seri. Açıp yüzünüze yerleştirin ve o rahatlığı yaşayın 🙂

Aslında daha sayabileceğim bir çok ürün var ama onları da ikinci yazıma saklayayım 🙂

Benim en sevdiğim Kore markalarına ait ürünler bunlar peki sizin en sevdikleriniz nelerdir?

Önemli Not: Bu markaların benimle herhangi bir bağlantısı yoktur. Hepsini Kore ziyaretlerimde satın aldım, denedim, yorumladım, kullandım ve beğendim. Bunu özellikle belirtmek isterim. Bu markalar ile aramızda herhangi bir ilişki bulunmamaktadır.

 

Bizi, Facebook, Twitter ve Instagram hesabımızdan takip etmeyi unutmayın 🙂

HANGİ REZERVASYON SİTELERİNİ KULLANIYORUM?

Sanal ortamda birçok veri mevcut… Eğer söz konusu seyahat ise konaklama kapsamında da bir çok bilgi yayında, dolaşımda. Bugün sizlerle şu ana kadar yaptığım seyahatlerde kullandığım ve arkadaşlarımın kullanmış olduğu ve memnun kaldığı birkaç internet sitesinden bahsedeceğim. Daha önceki “bu” yazımda Hostel’e nasıl karar verdiğimi açıklamıştım, şimdi de hostele karar vermemi sağlayan sitelerden devam ediyorum.

Çoğunlukla baktığım ve karşılaştırma yaptığım siteler;

Hostelworld: Neredeyse dünya üzerindeki bütün hosteller var burada. Site içi yönlendirmeler çok basit seviyede. Farklı dil seçeneklerine sahip. Kimi zaman depozito almıyor kimi zaman da alıyor, bu hostelin politikasına bağlı olarak değişiyor. Özellikle hostelde konaklayanların yorumları ve puanları çok önem teşkil ediyor.

Booking.com: Bu sitede hostellerden ziyade daha çok Otellere rastlarsınız. Kısmen hosteller de çıkar ama değerlendirmede açık ara fark atan beş yıldızlı süper lüks oteller gözünüzü korkutabilir. Booking.com kimi zaman kendi kontenjanı sayesinde daha fazla indirim sunabiliyor. Takip etmekte fayda var. Örneğin son seyahatimde bir şehirdeki oteli buradan ayarlarken diğerini hostelworld’den aldım.

TripAdvisor: Bu siteden rezervasyon yapılamıyor ancak kalacağınız yer hakkında daha fazla fikir sahibi olmak istiyorsanız buradaki yorumları da okuyabilir, konaklayacağınız yerin etrafındaki yerler hakkında bilgi alabilirsiniz.

Yelp: Özellikle A.B.D kapsamında çok faydalı olduğunu düşünüyorum, yine kalacağınız yer hakkında yorum ve hostelin etrafında konumlanan diğer yerler için önemli bilgiler ve haritalar içeren bir site. San Francisco’da çok işime yaramıştı açıkçası…

Hostelbookers: Burada genellikle depozito alınmıyor. Hostelworld gibi bir rezervasyon sitesi, yani içeriği kapsamında benzer. Kendine göre zaman zaman kampanyalar yapabiliyor. Hostelbookers da çok tercih edilen bir site. Aynı zamanda en son kullandığımda hizmet&servis ücreti gibi bir ücret almıyordu şimdi değişti mi bilmiyorum.

Ekobilet: Gelelim uçak biletine, aktarmalı ve aktarmasız uçuşlar kapsamında ilk tercih ettiğim site ekobilet. Trek Turizm’in olması lazım sanırım. Genelde güzel fiyatlar veriyor.

Skyscanner: Skyscanner’dan şu ana kadar herhangi bir alışveriş gerçekleştirmedim ancak fiyat kontrollerini sıklıklar bu siteden yapıyorum.

Uçak biletleri kapsamında bir not iletmem gerekirse, fiyat kontrollerimi yaptıktan sonra genellikle hangi havayolu ile uçacaksam o havayolunun internet sitesinden almayı tercih ediyorum. Tabi ki bu size kalmış bir şey.

Önemli Not: Bu internet sitelerinden %100 memnun kalacaksınız diye bir şey yok. Aynı zamanda yukarıda belirtmiş olduğum internet siteleri ile aramda hiç bir bağ bulunmamaktadır, herhangi bir reklam söz konusu değildir. Bu siteler sadece seyahate çıkmadan önce delicesine kontrol ettiğim internet siteleridir. Bu sebeple siz kendinize doğru gelen seçimi yapmalı, belki yukarıda belirttiğim sitelerden farklı siteler kullanarak yapmalısınız yani uzun lafın kısası ben sadece kendi deneyimlerimi aktardım. Gerisi size kalmış, hadi öpüldünüz 🙂

Bizi, Facebook, Twitter ve Instagram hesabımızdan takip etmeyi unutmayın 🙂

Son Çeyrekte Severek Kullandığım Cilt Bakım Ürünleri ve BB Kremler

DSC01409

Sol baştan: 1. Etude House Total Age Repair BB Cream 2. Vichy Aqualia Thermal Cream 3. Neutrogena On-the-Spot Acne Treatment 4. Kiehl’s Creamy Eye Treatment with Avocado 5. Shu Uemura Red: Juvenus Yoğun Canlandırıcı Konsantre 6. Kieh’ls Ultra Facial Moisturizer 7. Loreal Skin Perfection BB Krem

Son dönemde severek kullandığım cilt bakım ürünlerim ve arada da iki tane bb kremi paylaşayım dedim… Bu ürünler günlük cilt bakım rutinimde yerini sağlamlaştırmış ürünler. Kuru bir cildim olduğunu söyleyebilirim ancak T bölgem ile kuruluk arasında ciddi bir zıtlık mevcut bunu da göz önünde bulundurmak okurken… ^^
DSC01410

Neutrogena On-the-Spot Acne Treatment Fotoğraf: itmuesday

1. Neutrogena On-the-Spot Acne Treatment: Bu ürünü Amerika’ya giderken uçakta çıkarmış olduğun sivilcelere nazaran indiğim gün almıştım, yanımda sivilcelere dair bir ilaç yoktu. İyi ki de almışım! Sivilce üzerine uyguladığınızda akşamına sivilce inmeye başlıyor. 3 gün içerisinde de yok olmaya yüz tutan bir sivilceniz oluyor. 4. Gün civarı tamamen elveda…
DSC01411

Etude House Total Age Repair BB Cream Fotoğraf: itsmuesday

2. Etude House Total Age Repair BB Cream: Bu BB Kremi Güney Kore’ye seyahat edecek olan bir arkadaşıma söylerek temin edebildim. Kendisi beni kırmadı ve bu ürünü yanında benim için getirdi. Normalde kullandığım Etude House BB Kremi bu değil (bkz. bu) ama yaş ilerlemeye başladıkça anti aging ürünleri de denemek istiyorum tabi. Etude House Total Age Repair BB Cream’in içinde yoğun bir parfüm var maalesef ürünün benim için en önemli eksilerinden biri bu ancak dokusu, yapısı, yoğunluğu ile şaşırtıcı derecede başarılı olan bir krem. Onun için favorilerim arasında almayı uygun gördüm; ancak çok sık kullanmamayı tercih ediyorum. Özel günlerde tercih ediyorum. Parfümü beni rahatsız ediyor.
DSC01412

Kiehl’s Creamy Eye Treatment with Avocado Fotoğraf: itsmuesday

3. Kiehl’s Creamy Eye Treatment with Avocado: Bu ürünü seviyorum. Özel formülü sayesinde göz içine girmesi bir etki yaratmıyor. Kıvamı çok yoğun sürmek için belirli bir süre parmak uçları ile kremin kendisini ısıtmak gerekebilir. Ancak nemlendirme konusunda övgüyü hak eden bir Kiehl’s ürünü. Yeşilimsi rengi biraz önyargı ile yaklaştırabiliyor insanı kendisine… Benden demesi.
DSC01416

Shu Uemura Red: Juvenus Yoğun Canlandırıcı Konsantre Fotoğraf: itsmuesday

4. Shu Uemura Red: Juvenus Yoğun Canlandırıcı Konsantre: Bu ürünü de canım kuzenim sayesinde yeniden kullanabiliyorum. Shu Uemura hem kirpik kıvırıcısıyla hem de temizleme yağları ile tanınan bir marka. Japon menşeili, çeşitli Avrupa ülkelerinde de satılmakta. Asya’da da bulunmakta… Asya tarafında konumlanan bloggerların sıklıkla söz ettiği bir markaydı ve ilk Kore’ye gidişimde mutlaka denemek istedim. Her gidişte sadece bir ürün alabiliyorum maalesef biraz tuzlu bir marka. Öyle hadi şu serinin bakım setini alayım diyemiyorum maalesef… Demek isterim tabi o ayrı. Shu Uemura Red: Juvenus Yoğun Canlandırıcı Konsantre (hatta retexturing) özellikle yeni oluşmaya yüztutmuş kırışıklar ile savaşmak adına geliştirilmiş bir serum. 25-30 yaş arası için çok ama çok ideal. Düzenli kullanımdan sonra ciltte canlılık gözle görülür biçimde artıyor… Çok sevdiğim bir ürün ama gıdım gıdım kullanıyorum ne yazık ki.
DSC01415

Vichy Aqualia Thermal Fotoğraf: itsmuesday

5. Vichy Aqualia Thermal: Gliserinden iki kat daha etkili olan aktif hyaluronine içeriğine sahipmiş. Bu sebeple cildi nemlendirdiği vadediliyordu. Evet bunu başarıyor. Aynı zamanda rahatlık hissi vermesi sebebiyle favorilerim arasında.
6. Kieh’ls Ultra Facial Moisturizer: Bu kremle ilgili düşüncelerimi daha önce “bu” yazımda belirtmiştim. Her daim sevdiğim bir nem bombası ^^
7. Loreal Skin Perfection BB Krem: Asya BB Kremlerine en çok benzeyen BB Krem diyebilirim. Sonunda! Türkiye’de bana güzel gelen bir BB Krem buldum diyebilirim. Renkli nemlendiriciden biraz daha yoğun. Kapatıcılığı orta-az derecede ama yeterli oluyor. İşin şaşırtıcı tarafı nemlendirme kısmını çok sevdim, cildimi kurutmuyor. Acelem olduğunda imdadıma yetişen bir ürün. Uzun süre makyaj çantamda yeri olacak.
————————
Bizi, Facebook, Twitter ve Instagram hesabımızdan takip etmeyi unutmayın 🙂

Bukchon Civarında Küçük Bir Butik Restoran

Seoul her ne kadar kalabalık bir şehir olsa da bu kalabalığın içinde yürüyerek şehri keşfetmek çok zevkli. Tabi zaman zaman yürüyüşleri abartıp yemek yemeği unuttuğunuz oluyor. Insadong civarındaki gezimizde de aynen dediğim gibi oldu. Yürümekten yemek yemeği unuttuğumuzun farkına varınca, birçok yeri çoktan geçmiştik. Bukchon Hanok (Geleneksel Kore Evleri) Village’a doğru yol almıştık… Bu sebeple sağa sola bakınırken, uzak köşelerden birinde yanımızdaki Japon arkadaşımızın farkettiği bir Japon Restoranı’na gittik.
Çok çeşitli bir menü yoktu, genelde İstanbul’da gördüklerimin aksine, Asya’daki restoranlar spesifik tatlar üzerine yoğunlaşmış durumda. Kimbap restoranı, tavuk galbi restoranı, noodle restoranı… vb. gibi… Bu gittiğimiz yer ise Udon üzerine uzmandı diyebilirim. Benim tercihim kızarmış karidesli udon çorbası oldu. Daha doğrusu karides tempura ve udon üzerine… Çorba suyu anladığım kadarıyla istiridye sosu ve ançüez ile tatlandırılmıştı. İçerisine tofu, turp, soya filizi ve taze soğan katılmıştı. Onca yürüyüşün ardından o kadar güzel gelmişti ki… İlk işim geri döndüğümde aynısından yemek olacak 🙂
Kore'de hangi restoranda olursanız olun, servis, sunum o kadar özenle yapılıyor ki yemeğe kıyamıyorsunuz. Fotoğraf: itsmuesday

Kore’de hangi restoranda olursanız olun, servis, sunum o kadar özenle yapılıyor ki yemeğe kıyamıyorsunuz. Fotoğraf: itsmuesday

Her ne kadar Japon Restoran’ı olsa da, Kore de konumlandığı için suyumuz ve mezelerimiz hemen servis ediliyor… Bu olayı çok seviyorum ya! 🙂

 

——-
Bizi, Facebook, Twitter ve Instagram hesabımızdan takip etmeyi unutmayın 🙂

BB – CC Krem Nedir? Arasındaki Fark Nedir?

BB Kremler son on yılda müthiş bir atak gerçekleştirerek, kozmetik dünyasında popülerliğini artırdı. Makyaj çantamızın vazgeçilmezleri arasına girdi. Bu popülerlik BB Krem’in verimliliğinden ve başarısından ötürü ivme kazanarak ilerlemekte. Şahsen BB Krem ile ilk Kore’de tanıştım. Özellikle Etude House BB Cream’i keşfettiğimde hazine bulmuş kadar sevinmiştim. Hem yoğun olmayan hem de kapatıcı özelliğe sahip olan bir BB kremdi. Yüzümü de nemlendiriyordu, diğer ürünler gibi kurutmuyordu… Türkiye’de ise drugstorelarda da satılmaya başlayan çeşitli BB Kremler, hızla yayıldı ve popüler olma yolunda basamaklar 3’er 5’er çıktı… Uygulama şeklinin kolay olduğu, zaman kazandırdığı, pratik ve kaliteli bir ürün olan BB Krem artık en sevdiklerimiz arasında…
Peki, BB Krem nedir? Ne işe yarar? BB Kremi neden bu kadar sevdik. BB Kremdeki BB, Blemish Balm’ın kısaltılmış halidir, aynı zamanda Blemish Base olarak da kullanılabilir. Her ne kadar Avrupa’da keşfedilmiş olsa da Asya tarafından çok daha kısa bir sürede benimsenmiş, kozmetik ürünleri arasında en fazla tüketilenlerin arasında yerini almıştır. Hatta Asya tarafında çok daha farklı özelliklerle harmanlanarak geliştirilmiş ve popülerleştirilmiştir. Özellikle Güney Kore’de BB Krem’in büyük bir pazar alanı bulunmaktadır. Hatta BB Krem çılgınlığı gözlemlediğimi söylesem yalan olmaz, her markanın fondötenden ziyade BB Kremi var neredeyse… Benim şu ana kadar tanıdığım Koreliler de BB Kremsiz dışarı çıkmıyorlar açıkçası.
Bazı Kore markalarından örnek vermek gerekirse;
gibilerinden bahsedebiliriz ki son zamanlarda yeni çıkan bir sürü marka mevcut. Çoğalmaya devam ediyorlar ve çoğu da gözle görülür derecede kaliteli ürünler çıkarıyor aynı zamanda ambalaj tasarımına o kadar önem veriyorlar ki… Bunu başka bir yazı da anlatacağım…
BB Kremlerin işlevleri ve içerikleri markalara göre değişiklik gösteriyor. Kimi beyazlatıcı etkiye sahipken, kimi kırışıklıkları giderme üzerine geliştirilmiş. Genelde bir çok işlevi içinde barındırdığı öne sürülerek pazarlanan BB Krem, spesifik hedefleri olan bakıma veya hepsi bir arada kapsamında olan bakımlara göre sınıflandırılmış.
Doğu ve Batı kapsamında BB Krem’e bakacak olursa, Batı’daki BB Kremlerin biraz daha renkli nemlendirici kıvamında olduğu belirtilmektedir. Bunun doğru olduğunu düşünüyorum. Ancak benim de gözlemlerim doğrultusunda söyleyebilirim ki Doğu’daki BB Krem’ler tamamen farklı amaçlara hizmet ediyor. Ben Etude House ile tanıştıktan sonra hala Fondöten kullanmak istemiyorum açıkçası nitekim kapatıcılık kapsamında çok başarılı olan Kore markaları mevcut, zaten Koreli oyuncuların birçoğu film çekimlerinde yoğun makyaj istememesinden dolayı geliştirildiği de dedikodular arasında yer alıyordu bir zamanlar. BB Krem’in en büyük pazarlarından biri olan Kore’den devam edersem, Kore’de neredeyse bütün kozmetik markalarının erkek standı da mevcut ve buralarda erkekler için özel tasarlanmış BB Kremler de var… Pürüzsüz bir cilt görünümü için kullananlar çok.
BB Kremi ister tek başına, ister baz olarak, ister tuvalinizi hazırladığınız bir zemin olarak kullanabilirsiniz. Ben genellikle sabah cilt bakım rutinimden sonra nemlendiricimi sürüyorum ve BB Kremi’mi nemlendiricimin üstüne uyguluyorum. Nemlendiricisiz adım atmadığımdan dolayı bu sıralamayı izliyorum. Kullandığım BB Krem, Etude House Precious Mineral BB Cream (di) , malesef kendisi şu an bitmiş durumda 😦 Tabi ki yeniden almayı düşünüyorum. Etude House Precious Mineral BB Cream uzun bir süre, yoğun kapatıcılığı sayesinde hem kapatıcım hem de fondötenim yerine geçti. Özellikle seyahatlerimin vazgeçilmez ürünü haline geldi. Türkiye’de satışı olmadığından dolayı seyahat ederken ya da yurtdışından gelen bir arkadaşıma sipariş verebilirim diye düşünüyorum ama en kısa zamanda almam lazım çok özlüyorum!
Peki sadece BB Krem ile bitiyor mu? Tabi ki hayır sırada CC Krem var 🙂 CC Krem’deki CC “Color Correcting” anlamına gelir, yani renk düzeltme – dengeleme olarak çevrilebilir. Kızarıklıklar ya da solgunluğu dengede tutmak kapsamında geliştirilmiştir. BB Krem pazarını da biraz daha canlandırmıştır. Bana göre Batı markaların BB Kremleri Asya’nın CC Kremleri gibi geliyor. CC Krem şu ana kadar deneyimlediğim kadarıyla cilde hafif ışıltı veriyor, örneğim Banila Co.’nun CC Kremini şiddetle tavsiye ederim. Özellikle kuru ciltler için önerilen bir BB Krem’dir. Kore ürünleri kullandığım dönemde önce CC Kremi üzerine de BB Kremi uyguluyordum. Şu anda Estee Lauder Revitalizing Supreme Global Anti-Aging CC Krem kullanıyorum. Beklediğimden daha turuncumsu bir renk veriyor yüzüme ancak üzerine uyguladığım BB Krem ile cildim tamamen dengelenmiş oluyor. CC Kremde de zaman zaman anti-aging işlevini gördüğümüzü de ekleyebilirim…
Kendi düşünceme BB ve CC Krem arasındaki fark, nemlendirme oranı, temel işlevi ve tonları… İçerikleri spesifik hedeflere yönelik olarak geliştiriliyor ve geliştirilmeye devam ediyor. Nitekim CC Krem daha çok baz nemlendirici olarak da kullanılabilir diye düşünüyorum, tek başına CC Krem bana hiçbir zaman yeterli olmuyor.
Burada da bitecek sandınız değil mi? Son zamanlarda okuduğum makalelerde DD Krem ile ilgili bilgilere rastlıyorum. Sanırım bu kremler alfabetik olarak sıralanmaya devam edecekler ancak henüz daha DD Krem ile ilgili hiçbir deneyimim olmadığından dolayı, doğru bir yorum yapamayacağımı düşünüyorum ve bu sebeple DD Krem piyasası geliştiği zaman bir yorum yapabileceğimi ekleyerek sevgiyle kalın diyorum 🙂 Son bir şey DD Krem’deki DD “Dynamic Do All” demekmiş.

 

———-
Bizi, Facebook, Twitter ve Instagram hesabımızdan takip etmeyi unutmayın 🙂

Ten Grubu Favori Ürünlerim ^_^

DSC01401

Ten Grubum, Kıymetlilerim 🙂 Fotoğraf: itsmuesday

1. M.A.C Studio Fix Fluid NW13: Sevdiğim fondötenlerden, kapatıcılığından kıvamına kadar en sevdiğim hatta… Benim için ne olursa olsun güneş koruyuculuk çok önemli nitekim yüzümün güneşe verdiği reaksiyon çok kötü… Bu sebeple de M.A.C Studio Fix Fluid serisini seviyorum.
2. Sephora 10HR Wear Perfection Foundation (Clair Light N.14): Bu üründe hoşuma giden özellikler parfümsüz ve parabensiz olması. Kızarıklıkları kapatmada başarılı, özellikle çene ve yanaklarımda kırmızı pütürcükler mevcut, bu sebeple zaman zaman kullanıyorum. İçinde Vitamin E de bulunuyor diye okumuştum. 10 Saat kapsamında bir deney gerçekleştirmedim ama sevdiğim ürünlerden.
3. Revlon Colorstay Normal / Dry Skin 110 IVORY: Revlon, Revlon, Revlon… Sanırım diğer yazılarımda Revlon geldiğinde üşenmeden göbek attığımı belirtmiştim 🙂 Nedense Revlon’u çok seviyorum. Türkiye’ye geldiği için de çok mutluyum. Colorstay fondötenlerinin kıvamı çok hafif ama kapatıcılığı başarılı. Bu ürün çabuk bitmesin diye her gün kullanmıyorum 🙂 Ayrıca çok akışkan, kolay sürülüyor…
4. Maybelline New York FIT Shine – Free Fondation N.110: Bu stick fondöteni de yurtdışından aldım. Açıkçası hiç stick fondötenim yok diye aldım 🙂 Çok da beğendim. Kimi zaman gölgelendirme yaparken iyice açık renk olmasını istediğim yerlere uyguluyorum.
5. Maybelline New York Instant age Rewind, Eraser Dark Circles Treatment Concealer: Bu kapatıcı mucizeler yaratıyor. Kolay uygulanabilir başlığı sayesinde makyaj çantalarının vazgeçilmezi! En kısa zamanda Türkiye’de de satılması dileğiyle.
6. Maybelline New York FIT Concealer N.15 Fair Clair: Yine FIT Koleksiyonundan bir parça. Kapatıcılık konusunda başarılı. Günlük kullandığım bir ürün. Yine, yine yine… Buradan sesleniyorum bu ürünler buraya ne zaman gelecek? Sanırım bir – iki sezon arkadan takip ediyoruz.
7. Covergirl Ready Set Gorgeous Powder 105/110 Fair Clair: Bu pudra fair/clair olmasına rağmen hafif gölge verirken kullandığım bir pudra. Fondötenlerime göre daha koyu bir renge sahip. Aynasını, ambalaj tasarımını ve süngerini çok seviyorum. Hem fonksiyonel hem de kaliteli…
Peki sizin ten grubu ürünleriniz nelerdir? En çok hangisini seviyorsunuz?
Sevgiyle kalın 🙂
—–
Bizi, Facebook, Twitter ve Instagram hesabımızdan takip etmeyi unutmayın 🙂

Nisan 2015 – Biten Ürünler Gemisi

DSC01425

Fotoğraf: itsmuesday

Evet yeni bir haftaya başlıyoruz bugün, hepimiz için çok güzel mutlu olduğumuz bir hafta olsun. Ben tabi ki koca bir bardak kahveyle başlıyorum güne, hatta damacana ile kahve içiyorum diyebilirim. Kahvem de yanımda olduğuna göre yazmaya başlayabilirim.
Günlük bakım rutinleri, makyaj derken ürünlerim hızla tükeniyor. Bu yazımda severek kullandığım ancak biten ürünlerimden bahsedeceğim. Bu ürünler uzunca bir süre bakım ve makyaj rutinimde yer aldılar. Çok beğendiğim ürünleri yeniden kullanıyorum tabiki ancak şöyle ki sürekli aynı ürünü kullanmamaya çalışıyorum. Zaman zaman hem yeni ürünler denemek adına hem de yüzümü dinlendirmek adına ürünleri değiştiriyorum. Kozmetik kaçamağı diyebiliriz buna 🙂
Ten

Soldan başlarsam: 1. Kiehl’s Cucumber Herbal Alcohol-Free toner 2. Origins GinZing Refreshing Eye Cream 3. Bobbi Brown Hydrating Eye Cream 4. Estee Lauder Revitalizing Supreme CC Krem

1. Kiehl’s Cucumber Herbal Alcohol-Free Toner: Bu tonik, bütün cilt tipleri için uygun ancak özellikle kuru ve hassas ciltler için olduğu belirtilmiş. Bu sebeple denemek istedim. Kısa bir süre sonra vazgeçilmezlerim arasında yerini aldı. Kiehl’s Cucumber Herbal Alcohol-Free Toner ciltte gerginlik hissi yaratmıyor ve cildi yumuşatıyor. Ben ekstra bir rahatlık da hissediyorum. Cildi kurutmuyor. Aynı zamanda adından da anlaşılabileceğinden gibi salatalıklı 🙂 Kısacası cildimi yumuşatarak temizlediğini hissediyorum, bunu gerçekten hissettiğim için bu ürünü çok seviyorum. Detaylı bilgiyi; Kiehl’s Türkiye web sayfasından bulabilirsiniz.
2. Origins GinZing Refreshing Eye Cream: Bu ürün Amerika’daki Sephora alışverişim ile hediye olarak gelen bir üründü. Daha önce bu marka kapsamında bir araştırma yapmamıştım ama internette okuduğum yazılarda toniklerinin iyi olduğunu öğrendim. Çeşitli listelerde gördüğüm oldu ama deneme fırsatım olmadı. Origins GinZing Refreshing Eye Cream gözdeki şişkinliği ve koyu halkaları azalttığını vaadediyor. Ben ürün bitene kadar kullandım ancak koyu – mor halkalarımda çok azalma görmesemde gözümdeki şişkinliğin, puf puf 🙂 ların azaldığını gözlemledim. Bu kapsamda beğendim. Ürünün uygulaması da güzel ancak Türkiye’de bulamadığım için alamayacağım.
3. Bobbi Brown Hydrating Eye Cream: Bu krem Türkiye Bobbi Brown online alışverişim ile birlikte hediye olarak geldi. Aslında bu kremin büyüğünü almıştım ancak BobbitoGo setinin içinden de çıktı. Bu sebeple önce deneme boyu olanını kullanmak istedim. Göz çevresini çok iyi nemlendirdiğini duymuştum. Öyle de oluyormuş 🙂 Atık gönül rahatlığıyla büyük boy Bobbi Brown Hydrating Göz Kremi’me başlayabilirim 🙂
4. Estee Lauder Revitalizing Supreme CC Krem: İlerleyen günlerde BB Krem ve CC Krem ve hatta DD Krem ile ilgili detaylı bilgi veren bir yazı yazmayı planlıyorum. Ama bugün taze biten Estee Lauder Revitalizing Supreme CC Krem ile ilgili konuşacağım. Bu ürünü makyajıma başlamadan önce baz olarak kullanıyordum açıkçası ve zaman zaman da hafif renkli nemlendirici kıvamında kullanıyordum. Bana çok turuncu bir renk gibi geliyordu başlarda ancak baz olarak kullanınca başarılı oldu. Nitekim canlı bir görününüm kazandırıyor cilde ve bu sebeple makyajıma başlamadan önce kullandığımda daha rahat hareket edebiliyorum. Genelde CC Kremleri baz olarak kullanabiliyorum, kimi zamanda hafif nemlendirme renklendirme kapsamında kullanıyorum.
wefwefw

5. The Balm Mary Lou Manizer 6. Diadermine Göz Makyaj Temizleyici

5. The Balm Mary Lou Manizer: İşte bu ürün hakkındaki bütün övgüleri hakediyor. Makyajınıza ışıltı kazandırmak istiyorsanız kullanabilirsiniz, far olarak kullanabilirsiniz, aydınlatıcı olarak kullanabilirsiniz. Ben de aynen bu saydıklarım kapsamında kullanıyorum ve de çok memnunum hemen yenisini alacağım. Gratis’e koş koş!
6. Diadermine Göz Makyaj Temizleyici: Benim en çok sevdiğim göz makyaj temizleyicisi Diadermine’in Çift Fazlı Kirpik Koruyucusu, Göz Makyaj Temizleyicisi… Hafif yağlı bir etki yaratıyor mu evet biraz yaratıyor ama bu beni rahatsız eden bir durum değil. Gözlerimi tahriş etmeden makyajımı silebiliyorum. Zaten iki şişe almıştım, diğerini kullanmaya devam edeceğim.

7. Bepanthol Cilt Bakım Kremi 8. TIGI Bed Head Self Absorbed Mega Nutrient Conditioner

7. Bepanthol Cilt Bakım Kremi: Bizim evde her şeyin kremi Bepanthol’dür. Her şeyi iyileştireceğine inanılır 🙂 Tabii ki yanlış bir tutum ama en çok kullandığımız krem budur diyebilirim ailecek. Evimizde sevilen bir kremdir. Sloganı zaten kuruyan ciltlere ekstra bakım sağlar cümlesi olan Bepanthol Cilt Bakım Kremi’ni özellikle cildimin çok yorulduğunu hissettiğim zaman kullanıyorum seviyorum. Bilenler için %5 dekspantenol içeriyormuş.
8. TIGI Bed Head Self Absorbed Mega Nutrient Conditioner: Mükemmel kokusu ile saçları yumuşatan ve neme doyduran bir saç kremi ancak daha çok kokusu sebebiyle seviyorum 🙂 İtiraf etmeliyim ki çok güzel kokuyor ^^ Tabi ki saçlarımı da yumuşatıyor, nemlendiriyor; ancak çok problemli saçlarım olduğundan dolayı hiçbir zaman saç ürünleri ile çok çok çok aram iyi olmadı. Kasım 2014’ten beri kullanıyorum memnunum.
Sizin biten ürünleriniz, yeniden almak istediğiniz ürünler var mı? Yorum yazmayı unutmayın 🙂
Sevgiyle kalın 🙂
—–
Bizi, Facebook, Twitter ve Instagram hesabımızdan takip etmeyi unutmayın 🙂

 

 

RUJ RUJ RUJ <3

Rujlarım, benim canlarım! Makyajımda özellikle dudaklarımı vurgulamak istediğimde imdadıma yetişen güzelliklerim benim. Hepsini ayrı ayrı seviyorum. Yurtdışı seyahatlerimde özellikle yatırım yaptığımm renkli kozmetik ürünü rujdur. En çok kullandığım ürün kategorisindedir diyebilirim. Ambalaj tasarımından dokusuna, pigment yoğunluğundan sürülüşüne kadar hepsini ayrı ayrı başarılı bulduğum en sevdiğim rujlarımı sizlerle paylaşmak istedim. Dünyanın farklı yerlerinden aldığım rujları öncelikle paylaşmak istiyorum. Daha sonra da Türkiye kapsamındaki mini haullerimi paylaşacağım. Sanırım birkaçını Türkiye’den almış olabilirim.
Soldan sağa… 🙂
1. MAC – Ruby Woo: Bir klasik 🙂 kırmızı tonun vazgeçilmezi.
2. Revlon Colorstay Moisture Stain 045 New York Scene: Dudak mürekkebi gibi de adlandırabiliriz. Güzel koyuya yakın bir kırmızı tonu var. Yapış yapış durmuyor ve kalıcılığından memnunum. Bunu Amerika’dan almıştım ama biliyorsunuz ki artık Watsons’larda Revlon var! Revlon çok sevdiğim drugstore ürünleri arasındaydı, Türkiye’de olması beni çok mutlu ediyor. bunu her fırsatta dile getirmeyi seviyorum 🙂 hehe
3 – 4. Etude House RD 301 ve RD 302: Yine kırmızıların konuştuğu bir seri. Dear My Blooming Lips olarak geçiyor. Son zamanlarda Türkiye’ye gelen Kore markaları mevcut ve genellikle online olarak satış gerçekleştiriyorlar ancak Etude House henüz gelmedi. Bir ara twitter’da birkaç şey okumuştum geleceğine dair ama henüz bir ses çıkmadı sanırım. Umarım en kısa zamanda gelir çünkü BB Kremleri efsane olabilecek kadar başarılı.
5. Missha M Melting Moisture Lip Rouge BE01: Yumuşak dokulu, hafif ışıltı veren bir yapıya sahip. Somon rengine yakın pembe diyebilirim. İçinde Omega yağı var. Missha da bir Güney Kore markası ve Türkiye’deki internet sitesinde çok fazla ürün mevcut. Missha’nın da BB Kremlerinin güzel olduğunu duydum henüz denemedim. Ancak Kore kozmetik markalarının kaliteleri hep üst seviyede oluyor. Missha için: http://missha.com.tr/ adresine göz atabilirsiniz.
6. Tony Moly Kiss Lover Style BE04: Kahverengi dedim mi bu ruj bel kemiğimdir. Artık formu bile değişti çok fazla sürülmekten ama o kadar bereketliymiş ki hala bitmedi. Tony Moly de Güney Kore’ye ait bir marka özellikle water proof eye liner’ları çok başarılı. Henüz Türkiye’de değil ama bu hızla Kore markaları Türkiye’ye gelmeye devam ederse kesinlikle Tony Moly de gelecek diye düşünüyorum.
7. Banila Co. The Kissest Love: Bu lip plumper dediğimiz cinsten bir ruj. İçindeki mentol tanecikleri sebeiyle dudağa dolgunluk veriyor. Şeker pembesi güzelimiz… Banila Co. hakkında bilgi vermem gerekirse… Evet! Bu da Kore markası. Lütfen bu da Türkiye’ye gelsin.
DSC01402

İşte cankuşlarım.. Fotoğraf: itsmuesday

8. Holika Holika Heart Ful Moisture Lipstick PK123: Evet sonunda Türkiye’ye taze giriş yapmış bir Güney Kore markası. Holika Holika’nın ambalaj tasarımına BAYILACAKSINIZ! O kadar şirin o kadar sevimli ki anlatamam. bu rujun kalıbı da kalp şeklinde. Dudağı nemlendiriyor ve renk hafif renk veriyor. Çok sevimli çok! Aldığım habere göre Holika Holika ilk mağazasını Ankara’da açmış ve online satış da en kısa zamanda başlayacakmış. Şimdi kontrol ettim henüz web sitesi aktif değil ama twitter, facebook ve instagram’da aktifler. Takip etmekte fayda var, internet siteleri açılır açılmaz mini bir haul yapacağım.
9. Golden Rose Lip Stick No. 126: Bazen uçuk renkleri seviyorum, çok uçuk olmasa da bu çok açık turuncu benim için sıra dışı bir renk nitekim günlük hayatımda çok tercihim değil ama, hafif göz makyajımla birlikte kombine ettiğimde sevimli bir ifade yaratıyor. Bu sebepler çok seviyorum. Özellikle kokusu ve dokusuna da bayılıyorum.
10. Estee Lauder Pure Color Long Lasting Lip Stick Nectarine Shimmer No.26: Bu Estee Lauder internet sitesinden gerçekleştirdiğim CC Krem alışverişim’de hediye olarak geren bir rujdu. Kısa zamanda favorilerim arasına girdi. Nemlendiriyor ve renk veriyor. Seviyorum. Ancak çok çok kalıcı değil sanki 🙂 Ama yine de seviyorum, özellikle dokusunu, sürülüşünü…
11. Maybelline Colorsensational 422 Coral Tonic: Bütün ilgi bronz bir tende dudaklarınızda olsun istiyorsanız işte bu size göre bir ruj. Çok bronzlaşamıyorum hatta son iki yıldır iznimi yaza denk getiremediğim için güneşlenemiyorum ama yine de bu ruju çok seviyorum. 🙂
12. Too Cool For School (Yanlış Hatırlamıyorsam, Busy Girl serisinden No.4): Bu marka da Güney Kore’ye ait. Bu ruju özellikle tasarımı için almıştım. Kapağı çıkartılığ kalem misali alt tarafa takılıyor ve ruj çok daha rahat uygulanabiliyor. Bu sebeple bu ruju çok seviyorum. 🙂
DSC01407

Farkettim ki genelde aynı tonlar arasında dolaşıyorum, biraz değişikliğe ihtiyacım var sanırım 🙂 Tavsiyelere açığım! Fotoğraf: itsmuesday

İşte benim en sevdiklerim bunlar. Tabi ki zaman zaman değişiyor benim de zevklerim ama bu rujlar benim makyajımın bel kemiği diyebilirim. Biliyorum çoğu yurtdışından hatta Kore’den ama inanıyorum ki kısa zamanda Türkiye’ye gelecek markalar bunlar. Daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi her çeyrekte artık yeni markalar geliyor. Kore markaları da Türkiye’de atakta…
Peki siz en çok hangi tonları seviyorsunuz? Yorumunuzu eklemeyi unutmayın!
Sevgiyle kalın 🙂
——
Bizi, Facebook, Twitter ve Instagram hesabımızdan takip etmeyi unutmayın 🙂

PASTEL – OJE FAVORİLERİM

DSC01385

Soldan sağa sıralayalım: NUDE Serisinden Princess 756, Bildiğiniz meşhur beyaz no.04, NUDE Serisinden Buff 759, NUDE Serisinden Naked 754, Pastel Oje No.43

Oje denince genellikle ten rengime uygun pastel renkleri tercih ediyorum. Kıyafetlerim de aynı şekilde bu tonları içeriyor. Genellikle dolabımdaki renk skalası bu tonlara hakim. Aynı zamanda ofis ve iş yerlerinde de kullanıyorum. Hani dudağa hafif renk veren rujlar olur ya, bu tonlar da bana göre öyle hatta NUDE Serisinden Naked ve Princess ile French Manikür yapmak bile mümkün 🙂 Evet işte bunlar benim PASTEL favorilerim.
Peki sizin en sevdiğiniz tonlar nelerdir?
Sevgiyle kalın 🙂
—–
Bizi, Facebook, Twitter ve Instagram hesabımızdan takip etmeyi unutmayın 🙂

CENTRAL PARK – NEW YORK

Central Park… Orda bir park var uzakta desek yeridir. Gitmesek de görmesek de bu parka o kadar maruz kaldık ki, New York dedik mi aklımıza direkt olarak Central Park geliyor. New York’taki ilk günümde konakladığım yere çok yakın bir konumda olan Central Park’ı ziyarete gittik. Nitekim henüz jetlag modundaydım. Aynı zamanda New York’ta olduğumun da farkında değildim sanki, yani o kadar saat uçak bana pek yaramamıştı.
IMG_7798

Bu fotoğrafı telefonumla çekmiştim (iphone 5) yine de seviyorum. Suyun durgunluğunda kaybolmak hoşuma gidiyor… Fotoğraf: itsmuesday

 

Hava soğuktu, güneş batmak üzereydi. Central Park hayal ettiğimden daha hüzünlü ve durgun geldi bana. Evet sincapları gördüm…
Şehrin merkezinde böylesine huzurlu bir yer bulabilmenin çok büyük bir şans olduğunu düşünüyorum. New York yazımda, şehirden pek haz etmediğimi belirtmiştim ancak Central Park her gün en az yarım saatimi geçirdiğim bir yer haline geldi havanın soğukluğuna rağmen. Şehir yürümeye müsait olduğundan dolayı sürekli yolumu Central Park üzerinden çiziyordum.
IMG_7796

Bunu da telefonumla çektim (iphone 5) yine bir durgunluk yine bir huzur söz konusu… Fotoğraf: itsmuesday

 

En sevdiğim detaylardan biri de, ilk defa Avusturya’da yemiş olduğum “gebrannte Mandeln” şekerli bademi burada görmek beni çılgına çevirdi. Delicesine yiyebildiğim bir çerez! Tatlı sıcak ve “badem”!
Almanya – Avusturya dışında göreceğimi pek düşünmemiştim. Özellikle Noel’de çok fazla tüketilen bir ürün…
IMG_7808

Bu da şekerli bademimizin sevimli ambalajı! Fotoğraf: itsmuesday

Böylelikle Central Park’a her geldiğimde şekerle kavrulmuş bademimi alıp yavaş yavaş yürüyor ve şehrin merkezinde şehirden uzaklaşıyordum.
—–
Bizi, Facebook, Twitter ve Instagram hesabımızdan takip etmeyi unutmayın 🙂