Kasım 2014 – New York

Peri tozunun daha yere düşmeden yok olmasına sebep olan bu hız…

Hızlı yaşamayı artık genlerimize kodladık sanırım. Teknolojinin bu denli hayatımızın içinde olmasını sorgulamak bir yana, artık hızın ön planda olduğu bir dönemde olmak bazen korkutuyor beni… Uyum sağlayıp sağlayamayacağımı sorgular oldum… Beni üzen bazı gerçekler var evet, doya doya anın tadını çıkarmaktansa bir acele içerisinde geçiştirir olduk her şeyi. Yemek olsun, kahkaha atmak olsun, izlemekten keyif alacağımız bir konser olsun değer verebileceğimiz birçok olguyu sıradanlaştırdık sanki. İster teknoloji deyin ister küreselleşme. Ben insanoğlunun kendi kendine yaptığına inanıyorum bunu. Bu hız, kısmen bazı alanlarda inanılmaz faydalı olsa da günlük hayatta zaman zaman o kadar can sıkıcı oluyor ki… Artık fotoğraf çekmeden yemek yemeğe başlamıyor, konserde en önde olmak ve bütün konseri kaydetmek için birbirimizle savaşıyoruz… Bütün bunlara çok fazla şahit olmamıştım kendi ülkemde, nitekim zamanla artan bir olguydu benim için ancak korkutucu bir seviyesi henüz yoktu. Yaklaşık bir ay önce Amerika’ya on beş günlük bir seyahat düzenledim, kendi başıma gidip keşfetmek ve gözlemlemek uğruna, on beş gün kuzeyden güneye gezip durdum. New York, San Francisco, Los Angeles… Hepsi hakkında söyleyeceklerim mevcut, kafamda bir türlü toparlanamıyor; çünkü söylenecek çok ama çok şey var.

Yanlış hatırlamıyorsam burası 80. kat olmalı. Eğer 7-10 dolar kadar eksta bir ücret öderseniz 100. katlara çıkabiliyrosunuz. Ayrı eski bir asansör mevcut ama orada camın arkasından manzarayı izlemek mümkün… Fotoğraf: itsmuesday

Yukarıda bahsettiğim “hızlı tüketim” olayına geri dönersem eğer; belki, New York’tan istediğim tadı alamamanın sebeplerinden biri de bu olsa gerek sanırım. Hala bahsettikçe o kekremsi tat geliyor aklıma. Onca güzel unsurun, arasında kaybolup gittiği samimiyetsizlik, bir an evvel ayrılma hissini körüklüyor içimdeki. Size şurası böyle güzeldi şöyle iyiydi diye anlatmayacağım. Değişmeyecek şeyler var ki bu da bir gerçek, Broadway’de izlediğiniz bir müzikalin içinde şahit olduğunuz emek fırtınası, ya da Empire State Building’in doruğundan gözlerinizin altında uzanan New York City’nin eşsiz manzarası… Aldığınız haz ilk deneyim heyecanı ile harmanlanınca güzel bir tebessüm kalıyor yüzünüzde. Ta ki gerçek dünyayla yüzleşene kadar… Evet, şehir kalabalık bu bir gerçek, ancak bu kalabalık o kadar çeşitli ki, herkes ayrı telden çalıyor ama tek bir ortak nokta var o da tüketim. Tüketimin sıradanlaşması, hız kazanması ve hiç durmadan hızlanması… Şehirdeki enerji sizi bir “Newyorker” olma yolunda eğitiyor resmen ve sizde olan bütün özellikleri, ayrıcalıkları sömürüyor gibi hızlı tüketime itekliyor bünyenizi. Bir şeyler tüketmedikçe New York’ta var olamıyorsunuz sanki “invisible” oluyor, görünmezlikle baş başa kalıyorsunuz. Ben üçüncü günün sonunda kendimi çok alakasız yerlerden alakasız ürünler alma isteği içerisinde buldum. Normalde para harcadığım tek şey gezmek olurdu… Nasıl bir subliminal marketing işledi içime hiçbir fikrim yok açıkçası; ancak, insanların günlük hayatlarına bile kodlanmış olan bu hızlı olma ve hızlı tüketim arzusu, gökdelenler arasında daha da boğulmama sebep oldu…

Empire State Building – Fotoğraf makinesini parmaklıkların arasından sarkıtıp fotoğraf çekebilmek mümkün ^^ Fotoğraf: itsmuesday

Bu yüzden rüyalar şehri New York, ilk izleniminde benden geçer not alamadı. Şehri doyasıya tadamadım… Üzgünüm. Belki de ister istemez diğer şehirlerle kıyasladığım için bu kadar etkilenmemiş olabilir ya da alışverişten önce gelen birçok şey olduğu için bana göre… Tabii ki yine de mutlaka görülmesi gereken bir yer New York. Bir kez bile olsa görülmeli…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s